Üzerinde British Museum’un ahı var

Selamlar sayın okurlar! Sizlere bu yazımda Efesli Artemis ve ona adanan muhteşem tapınağını anlatacağım. Artemis, Ay tanrıçası Apollon’un kardeşi Yunan tanrıçasıdır. Efesli Artemis’in ise bununla pek bir alakası yoktur. Efesli Artemis’in bir Anadolu tanrıçası olan Kibele’nin bir kültü olduğu düşünülür. Anadolu’nun ana tanrıçası Kibele’nin Efes’e nasıl geldiği ve orada Artemis adıyla kültünün nasıl başladığı bilinmemektedir, ancak Kibele’nin çeşitli evreler geçirerek Artemis olduğu düşünülür. Efes Antik Kenti’nin tanrısı olarak kendini kabul ettiren Artemis adına da Efes Antik Kenti’nin yanına devasa bir tapınak yapılır. O zamanlar kimse farkında değildi belki de fakat Grek dünyasında neredeyse tamamı mermerden yapılan en büyük yapıdır. Mermerden yapılmayan birkaç yeri de zaten sonradan başına dertler açmıştır.

Görsel 1 [Burak Karaoğlu]

Efes Antik Kenti’nden çıkıp, şu anda sizleri Pamucak Sahili’ne götürmekte olan karayolunun karşısına geçip Artemision yazan kahverengi tabelayı takip ettik. Tabii yol boyunca Efes’ten Artemis Tapınağı’na giden kutsal yolu da görerek. İçeriye girer girmez büyük bir hayal kırıklığı kapladı her yerimi. Çünkü sadece zar zor birbirine tutturulmuş bölümleri ve tepesindeki leylek yuvası ile birlikte bir tane sütun göründü karşımda. Devasa ama tek başına bir sütun. Daha sonra araştırdım ki bir de ne okuyayım? Aklıma gelen ilk şey olan “Yurt dışına kaçırılma” vakası gerçekleşmiş, başka ne olsun? Kesin bir açıklama sunamasalar da arkeologlar da yangın, sel ve depremlerin bu tapınağın kalan parçalarını paramparça ettiğini söylüyorlar. O zamanki görkemli halini de ya Efes Müzesi’ndeki küçük maketi ya da Miniatürk’teki ayrıntılı bir modelinde görebilirsiniz.

Görsel 2 [Burak Karaoğlu]

Tapınağın inşası yılan hikayesine dönmüş diyebiliriz. Efesliler bir yere Artemis Tapınağı yapmak istemişler. Bu yeri iyi seçmek önemliymiş ama çok da fazla şansları yokmuş. Çünkü şu anki Efes Antik Kenti ve Ayasuluk Tepesi dışında net bir kara arazisi yokmuş o zamanlar. Onlar da hemen Efes’in karşısındaki bir bataklığı inşaat arazisi olarak seçmişler. Bataklığa inşaat yapmak günümüzde olduğu gibi o dönemlerde de uzmanlık istiyormuş ve bu konuda uzman bir mimar olan Thedoros bu iş için seçilmiş kişiymiş. Tapınak yüzyıllar içinde 5 farklı aşamada yapılmış. Bunlara A, B, C, D ve E tipleri diyor arkeologlar. Bu alanın bir diğer önemi daha varmış aslında. M.Ö. 11. yüzyıldan beri bu bataklık bir kült merkezi olarak kullanılmış, yani tanrıların tanıdığı bir yermiş ve buraya tapınak yapılması arazinin geleneğine de uyuyormuş.

Görsel 3 [Burak Karaoğlu]

İlk olarak M.Ö. 570-550 civarlarında başlanmış burada inşaata. Çeşitli gelenekler içerse de tapınağın arkasının tamamının kapalı oluşu bir iyon mimarisi örneği olduğu gösteriyor. 220×425 ayak ölçüsünde olan tapınağın önünde 36 tanesi kabartmalı olan 127 tane de sütun bulunuyor. Arkeolojik çalışmalar ışığında en heyecan veren mimari kalıntı Peripteros denilen etrafı sütunlu galeriyle çevrilmiş tapınma alanı.

Tapınağın neredeyse tamamının mermerden yapıldığını yazmıştım önceki satırlarda. Mermerden olmayan birkaç mesnet kısmı ahşaptan yapılmış, belki de ahşabın kolay şekil alabilme özelliğini kullanmak istemişlerdir. M.Ö. 356 yılında ismini yıllarca duyurmak isteyen bir şöhret sevdalısı tarafından yakılan tapınak, mesnet (birleşme) kısımları ahşap olduğundan çok büyük bir hasar almış. Bu son yangından sonra tapınağın tüm dünyaca bilinen son hali inşa edilmiş. Tapınağın neredeyse 300 küsur sene içerisinde 5 kere yapılması da o dönemdeki inşaat teknikleri açısından oldukça fikir veren gelişmeler olmuştur.

Görsel 4 [Burak Karaoğlu]

Dünyanın her yerinden her yıl yüzbinlerce turist çeken burası dini bir alan olmanın yanı sıra ticaret ve sosyalleşme alanıymış. 1904’te British Museum’ın başladığı kazılar, 1965’ten itibaren Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından devam ettirilmiş. M.S. 250’lerde Godlar tarafından yıkılıp yağmalandıktan sonra günümüzde Dünyanın 7 harikasından biri olarak tescillenmiş ve UNESCO kalıcı kültürel mirasları listesinin en önemli yapılarından biri olmuş. Bu inişli çıkışlı yaşam hikayesi belki de böyle ilgi çekmesinin sebebidir.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s