Burası Gün Batımında Bir Başka

Çok uzaktan bir antik kente yaklaşıyorduk. Gün batımına 3-4 saat olduğu için güneş yavaştan batıya doğru yönelmiş ve gözümüzün içine baka baka batıyordu. “Utanmaz güneş, sen nasıl bu güzel antik kenti görmemizi engellemek için batarsın!” gibi bir serzenişi içimizden geçirdiğimiz zaman birazdan pişman olacağımızı bilmiyorduk tabii ki. Meğer burası gün batımında bir başka güzel oluyormuş. Edremit Körfezi boyunca denize paralel ilerleyerek zar zor ulaştık Behramkale … Okumaya devam et Burası Gün Batımında Bir Başka

Bak, nasıl da süsledi böyle parlak yapıtlarla Stephanos Efes’i, Efes de Stephanos’u.

Bu sefer kazara bir kahverengi tabela görüp direksiyonumu oraya kırmadım ya da telefonumdaki navigasyon uygulamasına “antik kent” yazıp çevremdeki arkeolojik kalıntıları arayıp onların peşine düşmedim. Bu sefer zaten uzun zamandır aklımda olan, tüm dünyanın bildiği, eskiden Roma kadar ihtişamlı olduğu söylenen Efes Antik Kenti’ndeyim. Antik zamanlardaki yapılaşması ile İzmir’in Selçuk ilçesi beni uzun zamandır kendine çekiyordu. Ayasuluk tepesi, St. Jean Bazilikası, Artemis tapınağı, Yedi Uyurlar … Okumaya devam et Bak, nasıl da süsledi böyle parlak yapıtlarla Stephanos Efes’i, Efes de Stephanos’u.

İki Yakalı, Üç Köprülü, Dionysos’un Memleketi

Yaşayanı, yaşamayanı hepimiz alışkınız artık İstanbul Boğazı’na ve 2 yakalı bu şehre. Muhtemelen İstanbul Boğazı henüz bu yapısına sahip değilken, 2 ayrı yakadan oluşan ve yine günümüz İstanbul’u gibi 3 tane köprüyle birbirine bağlanan bir kente gideceğiz bu yazıda. Karia medeniyetinin eğitim başkenti Nysa Antik Kenti’ndeyiz. Aydın-Denizli otoyolunda onlarca yıldır gördüğüm bir kahverengi tabelaydı Nysa. Fakat genelde geceyi geçireceğim yerlere uzak olduğu için yorulmayı göze … Okumaya devam et İki Yakalı, Üç Köprülü, Dionysos’un Memleketi

Otogar Soğuğu

Ne ayrılıklara şahit olmuştur otogarlar Kimi sevdiğine veda eder Kimi ana babasına Bazısı terkediyordur o şehri Artık orada yaşamak için Yoktur bir sebebi Kimi askere gidecektir Ne zaman döner Allah bilir Bu kasvetten midir bilinmez ama Otogar soğuğu diye bir şey vardır Otogar soğuğu Gece saat bir Yarım saat yemek ve ihtiyaç molası Bütün otogarlar birbirinin aynısı Bir kısmı uyuyor otobüsün İnenin yüzüne çarpıyor Otogar … Okumaya devam et Otogar Soğuğu

Friends: The Reunion

Hepimizin sabırsızlıkla beklediği o an geldi ve nihayet 27 Mayıs’ta Friends: The Reunion gösterime girdi. Ben tabii ki ilk günden izleyemedim bkz. yeni annelik durumları artı çalışmakta olduğum bir sınav. Ama çok geçmeden yetiştim. Ve hemen ardından, bu yazıya bile girişmeden bir arkadaşla (Ezgi) kritiği bile yapıldı çünkü kritikleri severiz. Sanırım bahsetmemiz gereken ilk nokta, artık karınca sürüsü gibi çoğalmış halleriyle hiçbir üyelikli platformun bu … Okumaya devam et Friends: The Reunion

Ben Yirmili Yaşlarında Bir Çocuğum

Ben daha yirmili yaşlarında bir gencim. Hayattan tek isteği dilediği gibi yaşamak olan bir genç. Kimsenin ne dediğine bakmadan, başkalarının kendi geleceği ile ilgili kararlar almasını engellemeye çalışan bir çocuk. Bir kız, bir erkek veya kendini nasıl hissediyorsa… Aynı zamanda herkesin kendisiyle ilgili yaptığı yorumlardan da sıkılmış birisiyim. Toplumun “Sen kızsın, hanım kız gibi davran.” demesinden veya “Sen erkeksin, adam gibi ol.” söylemlerinden bıkmış ve … Okumaya devam et Ben Yirmili Yaşlarında Bir Çocuğum

Adem ile Havva’ya

Uçsuz bucaksız bir boşluk düşünün. Herhangi bir ses, bir nesne veya bir uyaranın olmadığı. Beyaz dışında başka bir rengin, dokunun, kokunun barınamadığı öylesine bir yokluk işte. Avazınız çıktığı kadar bağırın şimdi de, durun ve biraz dinleyin, yankı da yok. Topuklarınızla baldırlarınıza çarpa çarpa koştuğunuzu hayal edin sonra da, oradan oraya, amaçsızca. Dinlenip, aynı kısır döngüye tekrar tekrar girdiğinizi sonra. Tam olarak buydu gördüğüm rüya. Uyandığımda … Okumaya devam et Adem ile Havva’ya

Solumuzda dağın etekleri, sağımızda geniş bir ova. Önümüz bir göl, arkamızda ada.

Bir düşünsenize; Tanrı adına bir kent yapıyorsunuz ve yüzyıllar sonra kalıntıların üzerine asfalt dökülmüş. Bu ülkemizdeki birçok az bilinen antik kentin başına gelen bir olay olsa da bu sözleri Bursa Gölyazı beldesinin altında yer alan Apollonia Ad Rhyndacum kenti için söyledim. Evet yanlış duymadınız, tam olarak şehrin altında bir antik kent… Bir önceki yazımda bahsettiğim Nikea kentinin başkenti olduğu Bitinya Devleti’nin sayfiye yeri sayılabilecek bir … Okumaya devam et Solumuzda dağın etekleri, sağımızda geniş bir ova. Önümüz bir göl, arkamızda ada.

Sadece Onu Sevenlere “Gizli Kalmış” : Pinhâni Hakkında Konuşalım

Nisan yazımda biraz Pinhâni hakkında konuşlaım istiyorum. Çok mutluyken de, üzgünken de hep onları dinlediğimi fark ettiğim şu günlerde, Türk alternatif Rock müzik dünyasının sarsılmaz gruplarından birisine, Pinhâni’ye yakından bakalım, onları yakından tanıyalım. Eski şarkılarını bugün bile yıllar geçmesine rağmen ansızın bir sabah dilime dolanmış buluyorum kendimi. İşte ben buna “Pinhâni etkisi” diyorum.  Yıllardır dinlemekten vazgeçemediğimiz, yerini hiçbir müzik grubu ile dolduramadığımız bir grup Pinhâni … Okumaya devam et Sadece Onu Sevenlere “Gizli Kalmış” : Pinhâni Hakkında Konuşalım

Kendin misin?

Keşke dünyaya bir de başkasının gözüyle bakabilseydin.   O zaman daha mı şanslı, daha mı şanssız olduğunu görebilirdin. O zaman daha mı güzel/yakışıklı, daha mı çirkin olduğunu görebilirdin. O zaman daha mı akıllı, daha mı aptal mı olduğunu görebilirdin. O zaman daha mı kısa, daha mı uzun olduğunu görebilirdin. O zaman daha mı iyi, daha mı kötü olduğunu görebilirdin. O zaman daha mı şefkatli, daha … Okumaya devam et Kendin misin?

Ne kadar emek verdim, ne kazandım hesabı (BK101)

Elimizdeki kısıtlı zamanı verimli kullanmak önemli. Örnek vermek gerekirse şu anda bu yazıyı okuman sana bir şey kazandırmayacak. Diğer yandan okunmayacağı halde yazı yazmakla uğraşarak vakit kaybetmemiş olacağım. ‘Ay ben okuyorum. Lütfen yazmaya devam et.’ derseniz de yorum olarak isteğinizi belirtebilirsiniz. Muazzam yazar-okur ilişkisi değil mi? BK *En azından şuraya şarkı bırakayım da geldiğinize değmiş olsun. Okumaya devam et Ne kadar emek verdim, ne kazandım hesabı (BK101)

Karışık Kaset Günleri – 40 Yılın Liste Başı Şarkıları

Dergide yazmaya başladığım günden beri müzik içerikli yazılara daha doğrusu müziğe olan ilgimi fark etmişsinizdir. Ofiste bir pikap, evde bir kasetçalar radyo ve çağın getirdiği bilumum müzik uygulaması ile beraber hayatımın her alanında müzik var. Dinlediğim müzikleri size tanıtmaktan ayrı bir keyif duyuyorum. Şimdiye kadar hep cover incelemeleri yazdım. Ama bu sefer doğrudan bir albüm incelemesi ile karşınızdayım. 2000 yılında çıkan bu albümün yeri bende … Okumaya devam et Karışık Kaset Günleri – 40 Yılın Liste Başı Şarkıları

Have you ever thought about this ?

Obviously no one is equal. But, at least somethings could be fair .  Women have been treated  unfairly since years in Turkey. This has changed in some countries, but in conservative and islamic countries , their culture still cultivates a narrow minded view of women. If you are a woman, you should not laugh loudly in  public even laughing laudly , a basic right enjoyed … Okumaya devam et Have you ever thought about this ?

Spoiler İçeren Film Tanıtımları 3 – Kelebekler

Film tanıtımları dizisinin bir yenisiyle daha karşınızdayım. Bu filmimiz de son dönemler Türk sineması eseri. Tanıtım serisinin ilk iki filminden çok farklı bir film ile karşı karşıya olduğunuzu söyleyemeyeceğim. Çizgimizde devam edeceğiz. Bu seferki filmimiz de toplumun bir gerçeği ile yüzleşmemizi sağlıyor: Bir baba, kopmuş aile ve uçurumlar. Öyle büyük uçurumlar ki çocukların her birini adeta farklı gezegenlere fırlatıp atmış. Filmimizin adı: Kelebekler Yazan/ Yöneten: Tolga Karaçelik 18 günde … Okumaya devam et Spoiler İçeren Film Tanıtımları 3 – Kelebekler

Haydi Geri Dönüştürelim!

Sorunun değil, çözümün parçası olmak adına; bir avuç ya da binler, fark etmez, bu yazıyı okuyanı geri dönüşüme davet ediyorum. Benim başlamamı ne tetikledi hatırlamıyorum açıkçası. Başladım işte. Kağıt, plastik ve cam atıkları çöpte değil ayrı bir torbada topluyorum. Her akşam veya her sabah o torbayı çöpün yanına koyuyorum. Normalde Denizli’de belediye sanırım cumartesi günleri topluyor bunları. Ama ben biriktikçe indiriyorum. Çünkü, bir yandan içim … Okumaya devam et Haydi Geri Dönüştürelim!

Mezhep nedir? Ne değildir?

Mezhep ve tarikat konularında bir zamandır yazmayı planlıyordum. Yakın zamanda mevzunun gündeme gelmesi tamamen tesadüf oldu.  Tabi gündemdeki daha çok mezhepçilik anlamındaki söylemler siyasi bir amaç güdüyor. Ben bu yazımda mümkün olduğunca bu siyasetin dışında duracağım. Ancak bu konuyla ilgili de yazının sonunda birkaç cümle etmeden geçemeyeceğim. Öncelikle konuya mesafeli olanlar için bu kelimeler biraz ürkütücü geliyor olabilir. Yaşadığımız son birkaç on yılda Batı merkezli … Okumaya devam et Mezhep nedir? Ne değildir?