Sabah Kuşağı Haberleri

Günaydın haberlerini hiç izlemem, siz de izlemeyin. İnsanın gününü bu kadar karartan başka bir yayın kuşağı var mıdır bilmem! Dünden kalma (bayat diyeceğim ayıplamayacaksanız) polisiye, aksiyon, dram haberlerini fırından taze çıkmış gibi yayına sürerler. “Dün kaçırdıysanız bugün ağlayın” alt metniyle. Cinayetler, trafik kazaları, iş kazaları, hatta patlamalar… Gırla üzücü şey. Biraz daha sabrederseniz akşam kuşağına kadar bekletilemeyecek kadar basit (kime göre neye göre) haberleri de izleyebilirsiniz. Buradaki basit, zorun zıddı değil yanlış olmasın, basit, yani önemsiz, değersiz falan gibi düşünün (haber değeri yoksa niye haber yapıyorlar diye de bir düşünün isterim). Neyse biraz daha sabredersiniz ne oluyor bilmiyorum. Hiç oraları göremedim. Aranızda bilen varsa bizi aydınlatsın, azizim. Nereden azizim oluyorsunuz ki! Hahayt, azizim dedim diye kendinizi bir miktar önemli hissettiyseniz bak buna gülerim. Bence siz de gülün.

Sabah haberlerinin insanı bunca kasvete sürüklemesinin ne anlamı olabilir! Soru değil, ondan soru işareti yok. Yoksa imlayı sizin kadar biliyoruz herhâlde. Buraya boş lakırdı için gelmiş olmam boş bir insan olduğumu düşündürdüyse size üzülürüm. Sabah haberlerini izledim çünkü. Her şeye üzülebilirim yani bugün. Neyse ne diyordum. Bir ülkede nasıl olur da bunca acı haber yayınlanır aklım almıyor bazen. Kota gibi bir şey getiremezler mi buna? Mesela kötü haber başına iyi haber. Ülkemizde değeri olmayan şeylerden bahsediyorum sanırım. İyiliklerden, güzelliklerden falan. Yok efenim yok. İflah olmayız biz. Acı seviyoruz. Acıdan besleniyoruz. Güzelce kahvaltı masalarımıza oturup bin ahkâm kesiyoruz her gün. Kolay ölümler izliyoruz kara kutulardan. Ahlar vahlar, çaylardan birer yudum, ohlar. Bizim başımıza gelmez öyle şeyler. Dünya hali tabii belli olmaz da, zannetmiyoruz sabah kuşağına düşecek kadar kötü duruma düşeceğimizi. Başkaları düşüyor ya, biz de onlara üzülüyoruz ya iki lokma arası. Empati kotamızı doldurduksa işe gidebiliriz artık. Haydi, kalkın sofralarınızdan.

Buyurun tertemiz açtığınız sayfaya, yeni güne! Hani o dünden aldığınız kararları uygulayacağınız, masanızda biriken yığınla işi eriteceğiniz, sağlıklı besleneceğiniz gününüz var ya (artık yok mu desem şeytan emojisiyle beraber), güzelim günüz var ya, hani şimdiki zamana en yakın olan yakın gelecek zamanınızdan bahsediyorum… Ay neyse muhabbetim de baydı be. Yeni aya bu yazıyı okuyarak girmiş olanlar için üzgünüm, zira ben de başlarken konunun buralara gideceğini düşünmemiştim. İnce ruhlu bir yazı yazmaya karar vermiştim elimi klavyeye uzatırken. Parmaklarım klavyenin (Q olanın) üzerinde raks edecekti (zira F olanda ancak tembel hayvan kadar hızlı hareket edebiliyorlar).

N’apın mesela biliyor musunuz, aynanın karşısına geçince kendinize şöyle bir okkalı selam çakın. Naber kanka, deyin mesela. Dünyada kendinizden daha yakın kankanız yoktur sonuçta değil mi? Bir miktar gülün güne başlarken. Gündüz çok ihtiyacınız olacak çünkü.

*

Görsel: https://unsplash.com/@introspectivedsgn

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s