T-L-O-S

Şu an okuduğunuz satırlar İstanbul’un korunaklı bir sitesinde yazılıyor. Düşünsenize bizden 2500 sene sonra gelen arkeologlar bugünlerdeki kentleşmeyi nasıl yorumlayacaklar acaba. “Ucube” demekten başka bir şey ağızlarından çıkmayacaktır diye düşünüyorum. Neyse canımı sıkan bu konu ile başladım yazmaya fakat güzel bir yere gidiyoruz. Fethiye’den çıkıp sahil yolundan Kaş’a doğru gittiğim bir günde yol üzerinde bir kahverengi tabela görüyorum. Buralarda görmeye alıştığımız renkteki tabelalardan birinde ne … Okumaya devam et T-L-O-S

Çabuk olun ! Telmessos’un üzerine tatilciler gelmeden…

Dalaman Havalimanına inmiş öylece etrafıma bakıyordum. Ucuz uçuş olsun diye sabah 4 uçuşunu almış olmamla alakalı bir mahmurluktan dolayı olduğunu sanıyordum. Birazdan uykumu kaçıracak harika şeyler göreceğimi bilemezdim ki… O gün rotam Fethiye’yi gösteriyordu. Arabaya atladığım gibi havalimanından çıkıp düştük yollara. Yolda 80’ler Türkiye’sinden kalmışçasına yalnızca nakit ödeme ile geçilen ve yolu kısaltacağı yerde uzunca kuyruklar oluşturup uzatan Göcek Tünelinden de mecburen geçiyorum. Sanıyorum ki … Okumaya devam et Çabuk olun ! Telmessos’un üzerine tatilciler gelmeden…

Zeus’un Baltasının Vurduğu Kent

Labranda ya da Labraunda’dan selamlar. Bir antik kent düşleyin şimdi. Etrafı taş ocağı sahiplerinin daha da zenginleşmesi için canını hiçe sayan kamyon şoförleri ile dolu olsun. Bir antik kent düşleyin, yollarının bozukluğu yüzünden bir binek araç oraya ulaşamasın. Bir antik kent düşünün terkedilmiş durumda olsun fakat konumu dolayısıyla kimsenin definecilik bile yapmaya gücü olmasın. Bu örnekleri çoğaltabilirim, fakat bir gerçeği değiştiremem. Daha önce hiç böyle … Okumaya devam et Zeus’un Baltasının Vurduğu Kent

Kaz Dağları’nın Eteklerinde İlk Güzellik Yarışması

Kadın vücudunun bir meta olarak kullanılmasına duyulan bilinç arttıkça günümüzde güzellik yarışmaları tartışılır hale geliyor. Peki bu “Çağ dışı” yarışma ilk olarak nerede yapıldı? Cevabı da tam olarak bu yazımızda gideceğimiz antik kentte saklı. Antandros antik kentinde. Henüz emekli olmadım, ki emekli olacağım günleri görüp görmeyeceğim de şüpheli. Fakat sanki 76 yaşında yaşama sevincini diri tutmaya çalışan bir emekli gibi Edremit’e tatile gitmiştim. Oralara tatile … Okumaya devam et Kaz Dağları’nın Eteklerinde İlk Güzellik Yarışması

Hekate’nin Koruyuculuğunun Osman Hamdi Bey’in Çalışkanlığı ile Birleştiği Kent

Stratonikeia Antik Kenti’nden çıkmış, burayı gezerken her yerde Lagina ile ilgili bilgiler görmüştüm. Hatta Stratonikeia’daki hamam içinde müzeleştirilen yerde çok fazla “Lagina” vardı. Saatlerdir gezdiğim için deposu boşalan aracıma yakıt almak için Yatağan şehir merkezinde bir süre durakladım. O sırada etraftaki insanlara Lagina Antik Kenti’ni sordum ve aldığım cevaplar felaketti. Ben de kendi kendime dedim ki “Belki bir gün bir Yatağanlı yazımı okur da Lagina … Okumaya devam et Hekate’nin Koruyuculuğunun Osman Hamdi Bey’in Çalışkanlığı ile Birleştiği Kent

Burası Bir Başka – Afrodit Adına Yapılan Kent

Yıllardan 1958. O zamanlar araştırmacı gazeteci ve fotoğrafçı olarak yeni yeni adı duyulmaya başlayan 30 yaşında bir genç olan Ara Güler Aydın’da. Buraya bir baraj açılışına gelmiş, haberle ilgili fotoğrafları çekip İstanbul’a dönecek. Fakat bir aksilik olmuş. Genç gazeteci Aydın’da kaybolmuş. Yolunu bulmaya çalışırken soluklanmak için durduğu köylerden biri Geyre Köyü imiş – tabii Geyre isminin Karia isminden evrildiğini de bilmiyor. Buraya gelir gelmez farklı … Okumaya devam et Burası Bir Başka – Afrodit Adına Yapılan Kent

Rotamızda Olmayan Güzelliklere

Ege Bölgesi’nin turizm bölgelerine ve tarihi yerlerine ulaşmak isterken geçilen yollardan birindeyiz bu sefer. İzmir tarafından gelip Bodrum yoluna doğru giriyoruz. Söke şehir merkezini geçtikten sonra Söke Ovası’nda bizlere ceza yazmak için 50 km/s hızla gitmemizi isteyen radarların arasından yavaşça ilerliyoruz. Tam ufuktaki Ilbir Dağları’na tırmanmaya başlayacakken, Bafa Gölü’nden hemen önce bir tabela gözümüze çarpıyor. Sol yönünü gösteren kahverengi tabelada Myus yazıyor. Söke Ovası’nda onlarca … Okumaya devam et Rotamızda Olmayan Güzelliklere

Refah İçinde Yaşatan Kent – Tralleis

Sizlerle bu sefer tarih üzerine konuşmak istedim. Bundan sonra belirli aralıklarla bir tutam uygarlık tarihi, bir tutam mimarlık tarihi ekleyeceğim zihinlerinize. Anlatacağım birçok antik kentin ya verimli ovalara ya da savunulması kolay dağ eteklerine kurulduğunu göreceksiniz. Bir Aydınlı olarak ilk yazımda Tralleis Antik Kenti’nden bahsetmek istiyorum. Kuzeyinde Aydın dağları, güneyinde Aydın ovası, bir yanında Küçük Menderes nehri, bir yanında Büyük Menderes nehri… Verimli ovaları ile … Okumaya devam et Refah İçinde Yaşatan Kent – Tralleis

Kara Ölüm

Bu defa aslında çok da bilindik olmayan bir hikaye. 14. yüzyılda Avrupa kıt’asını belki de yok olmanın eşiğine getiren veba salgını…

Daha önceden de Avrupa kıtasında aslında görülüyormuş veba hastalığı ama 14. yyda olan salgın kadar hiçbiri etkili olmamış. Öncelikle Avrupa’nın üçte birini yok eden bu hastalığı tanımakta fayda var.

Orta Çağda veba 3 alt tipe sahiptir; hıyarcıklı, septisemik ve pnömonik. En yaygını ise hıyarcıklı cinsidir.  Yersinia pestis isimli bakteri tarafından enfekte olan bir kemirgence yayılmaktadır. Bakteri aslen pirelerde bulunmakta, onlar tarafından bir kemirgenden diğerine taşınmaktadır. En çok fare türü kemirgenlerce bulaştırılmaktadır insanlara hastalık… 14. yyda hayvanların çokça ölmesiyle hastalık pirelerin taşıyıcılığı ile insanlara geçmiş ve salgın boyutuna ulaşmıştır.

Pirenin ısırığı Okumaya devam et “Kara Ölüm”