Modanın Bencesi

Moda, hayatımın baş tacı yaptığım alanlardan biri olmasına rağmen, şimdiye kadar bu konuda yazmamış olmamı fark etmemle bu yazıya başladım. Moda üzerine sayfalarca yazabilirim. Yükseltebilirim, yerebilirim. Moda, çok zarif, çekici, pratik giysilerin üretildiği bir alan olmasının yanı sıra çok saçma şeylerin sadece dikkat çekmek için yapıldığı da bir alan. İnsanı rezil de eder, vezir de dediklerinden tam da! “Absürt olsun, konuşulsun, dikkat çeksin de nasıl … Okumaya devam et Modanın Bencesi

SORU-CEVAP: Güzel Ülke Mısır’ı Konuşuyoruz

Merhaba sevgili okur. Öncelikle; yeni kültürlere, tarihe, mistisizme meraklıysan, bu ay doğru yazıya geldin. Bu seriyi beğenirsen, devamını da severek getireceğimizi şimdiden belirtmek isterim. Bu yazıda yemekten inanca dair kültürel pek çok şey bulacaksın. Ara verip dönmüşken, Ağustos ayını yepyeni bir şeyler deneyerek karşılamak iyi olur, diye düşündüm. Bir süredir ilgi duyduğum Mısır kültürüne, Mısırlı genç bir bireyin perspektifinden bakmak harika olur, diye düşündüm. Abdel … Okumaya devam et SORU-CEVAP: Güzel Ülke Mısır’ı Konuşuyoruz

Aşkın Zaferi – Nikaia Antik Kenti

Aslında bu yazıyı 14 Şubat sevgililer gününe hazırlasaydım daha anlamlı olacaktı. Çünkü bir aşk şehrine gideceğiz bu sefer sizlerle. İznik gölünün kıyısında Nikaia Antik Kenti ve bir aşk sonucu değişen ismi ile bizlere romantik bir yazı vadedebilir. Görsel: Burak Karaoğlu İstanbul-İzmir otoyolu Türkiye’nin en çok kullanılan otoyollarının başında geliyor. Bu da elbet birilerinin bu gölü gördüğü anlamına geliyor. Bu yazıyı okuyanlardan birileri de Bursa yakınlarındaki … Okumaya devam et Aşkın Zaferi – Nikaia Antik Kenti

Narcissus ve Echo

‘Kâhin Tressias, Narcissus doğduğu gün bir kehanette bulunur. Onun mutlu ve uzun bir hayatı olacağını söyler fakat tek yapması gereken hiçbir zaman ve hiçbir şekilde kendisini görmemesidir.‘ Bu kehanetin üzerinden yıllar geçmişti ve Narcissus yakışıklı, bakımlı ve herkesi etkileyebilecek çekicilikte bir genç oldu. Ondan etkilenen biri de su perisi olan Echo’ydu. Echo, Kithairon dağında yaşayan güzel sesli, günlerini flüt çalarak geçiren bir su perisiydi. Zeus’un … Okumaya devam et Narcissus ve Echo

Caz Dosyası 1 – Elif Çağlar

Selamlar sevgili okur, Yıllardır ciddi bir cazsever olduğum için Türkiye bünyesindeki müzisyenleri konu alacak bir caz dosyası oluşturmaya karar verdim. Ve bu yazı dizisinin ilk yazısı ise layığıyla Elif Çağlar hakkında olacak. (Yazıya eşlik etmek üzere buraya hemen en tatlı şarkılarından birini bırakıyorum) Türkiye’nin en tatlı, en yetenekli caz vokallerinden biri Elif Çağlar. Caz müzik sevgimin de temel yapıtaşlarından olduğunu söylemeliyim. “Türkiye’de de hakkıyla caz … Okumaya devam et Caz Dosyası 1 – Elif Çağlar

Yaşayanların Dünyasından Ölülerin Dünyasına Bir Yolculuk

Yaşayanların dünyasından ölülerin dünyasına bir yolculuk yapsak ne dersiniz? Netflix’de tarih içeriği gördüğüm an izlerim. Çok sık görmüyoruz nasıl olsa. Bir gün “Sakkara’nın Sırları” isimli belgesel ile karşılaştım ve olaylar gelişmeye başladı… majesticegypttravel.com Mısır medeniyeti, uzun yıllardır gitmek istediğim birçok yer içeriyor. Böyle konuşunca aklınıza sadece piramitler gelmesin. Devasa antik kentler, toplu mezar kompleksleri, antik tarım alanları ve tabi ki herkesin hayranlıkla baktığı piramitler. Giden … Okumaya devam et Yaşayanların Dünyasından Ölülerin Dünyasına Bir Yolculuk

Adeta Bir Mühendislik Harikası

Pandemi koşullarında yeni yeni merak saldığım bir şey oldu balık tutmak. Ege bölgesinde inzivaya çekiliğim zamanlarda Aydın ili sınırlarındaki Menderes nehrine gidip balık tutmak en sık yaptığım şeyler arasındaydı. Her balığa gidişimde de yanı başından geçtiğim bir antik kent vardı. İzmir tarafından Bodrum yoluna doğru girdiğinizde eski Didim yolundan giderseniz, o köylerin içinden geçen bakımsız yol sizi Priene’ye çıkaracak. Doğanbey ve Güllübahçe köylerinin hemen arkasındaki … Okumaya devam et Adeta Bir Mühendislik Harikası

“Hadi Burak akşam oldu, eve gel”

Belki de o sütunların arasında top, saklambaç oynarken nereden bilebilirdim günün birinde Apollon Tapınağı ile ilgili bir yazı yazacağımı. Ege’nin deniz kenarı, sakin bir kasabasında büyümenin böylesine avantajlar sunabileceğini nasıl bilebilirdim ki? Evet, çocukken içinde oyunlar oynadığım, koşturup oynarken annemin “Hadi Burak akşam oldu, eve gel” seslerini duyduğum yere gidiyoruz bu yazımda. Didim’deki Apollon Tapınağı. Miletos’u anlattıktan hemen sonra, oraya çok yakın hatta bir kutsal … Okumaya devam et “Hadi Burak akşam oldu, eve gel”

Çiçek Açan Badem Ağacı

Çiçekli ağaçlar, Van Gogh’a özeldi, uyanışı ve umudu temsil ediyorlardı. Onları estetik olarak severdi ve çiçekli ağaçları boyamaktan zevk alırdı. Bu tarzda resmettiği en ünlü eseri ise ‘Çiçek Açan Badem Ağacı’ diyebiliriz. Badem ağaçları, baharın ilk zamanlarında çiçek açarlar, yani baharın habercileridirler. Baharın gelişini ise; yeni bir hayata başlama ve yenilikler getirme olarak da anlamlandırılabiliriz. (Badem Ağacı Dalları-Vincent Van Gogh/1890) Bu resim, Vincent’ın yeni doğan … Okumaya devam et Çiçek Açan Badem Ağacı

Akaretler’in Zarif Sıra Evleri Hakkında

‘Akaret’ sözcüğü kira getiren mülk anlamına gelmektedir. Akaretler Sıraevleri Osmanlı’nın ilk toplu konut projesi olarak bilinmektedir. 1875 yılında Sultan Abdülaziz döneminde saray çalışanlarına kalacak yer sağlama ve kalan kısmı azınlık nüfusa kiraya verilerek, elde edilen gelirle Aziziye Camii’nin inşaatının finanse edilmesi amacıyla Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır. Barok ve roroko stillerinin etkisinden uzak neoklasik ön cephe dizaynıyla 1870’lerin sivil mimarisinin en iyi örneğidir. Sarkis Balyan (1835 – … Okumaya devam et Akaretler’in Zarif Sıra Evleri Hakkında

Martin Luther King Günü Anısına

Martin Luther King hepimize adını bir şekilde duyurmuş olan Amerikan Yurttaş Hakları Hareketi’nin önderidir. 1929-1968 yılları arasında Amerika’da yaşamıştır. Afrika asıllı olması, görüntü itibariyle de koyu ten rengine sahip olması sebebiyle Amerika’da ırkçı tutumun bizzat mağdurları arasında sayabileceğimiz King, eşitlik savunuculuğu ve şiddet karşıtlığı ile tanınır. Ölümünden 4 yıl önce 1964 yılında Nobel Barış Ödülü almış, ölümünden 9 yıl sonra da ABD eski başkanı Jimmy … Okumaya devam et Martin Luther King Günü Anısına

Postacılık Tarihinden İlginç Notlar ya da Ölü Mektup Ofisi

Aslında Simon Garfield’la ilk tanışmam Tam Benim Tipim adlı kitabıyla olsa da, bugün size Mektup kitabından ilginç bulduğum birkaç kısmı aktaracağım. Her ikisi de araştırma kitapları; bu durum bu kitapları ilginç bilgilerle dolu kılsa da, sürükleyiciliği azaltan bir unsur. Bu da benim Mektup’u aralıklarla 3 yılda bitirmemi açıklıyor. Ama özellikle elime son alışımdan itibaren, aşırı keyifle okuduğum bir kitap oldu. Zaten mektupları hep sevdim, ne … Okumaya devam et Postacılık Tarihinden İlginç Notlar ya da Ölü Mektup Ofisi

İnsanlığın Ortak Bilgisi – 1: Devler

On kişiyi bir araya gelip bir objenin resmini çizse, kişi sayısı kadar objeden ve birbirinden farklı resim elde edilecektir, yani insan sayısı kadar farklı bakış açısı vardır, yani dış dünyaya ait bir bilgi, objektif olarak içselleştirilip aktarılamaz. Bir şekilde elde edilen bilgi (isterse yazılı metin haline getirilmiş olsun) ilk hali ile nesilden nesile aktarılamaz, dinler ve mezhepler tarihi ya da mitoloji buna örnektir. Agatha Christie … Okumaya devam et İnsanlığın Ortak Bilgisi – 1: Devler

Bir Kilim Dokudum Gönlüme

“Bir kilim dokudum gönlüme, motiflerini vatan sevdamdan ödünç aldım, Küçük bir dokunuş ekledim hasretten ve şehadetten, sonra hayale daldım, Kilimin birbirini takip eden ilmekleri Kızılırmak’a nazire yapıyor, şaştım kaldım, Bir kilim dokudum gönlüme, bir yanına öksüz çocukları, öte yana hilali aldım.“[1] Bir kadın ilmek ilmek ne dokur? Gençliğini mi, yurdunu mu, dilini mi? Nereye kadar uzanır bu geçmiş? Gelecekten ne kadar haber verir? İşte kilim … Okumaya devam et Bir Kilim Dokudum Gönlüme

Etkinin Öngörülmezliği Hakkında

Bütün gün koşuşturdunuz. Eve geldiniz, ayaklarınıza kara sular inmiş. Yatağınıza uzandınız. Uyumak için hazır hissediyorsunuz.   İçeride bir yerlerde sizden daha fazla mesai yapan bir şey var desem, bu her neyse dur durak bilmeden çalışıyor. Gece gündüz demeden. Uyku, uyanık demeden dere tepe dümdüz ilerliyor. Gölgeniz gibi sizinle. Gölgenizden daha çok sizinle. Kim bu gizemli takipçimiz? Bilinçaltınızdan bahsediyorum. Bu sayıda, bilinçaltınız hakkında biraz bilgi vermek … Okumaya devam et Etkinin Öngörülmezliği Hakkında

Nedir Bu Kişisel Gelişim?

Nedir bu kişisel gelişim? Hayatımıza nasıl girdi? Bizi atıl mı kılıyor, yoksa yaşamlarımızın öznesi mi oluyoruz? Kaç yıldır varlığını sürdürüyor bu kişisel gelişim trendi? Kişisel gelişim kavramıyla ilk ne zaman tanıştık? Kisisel gelişim deyince neyi kapsıyor? Ne gibi eğitimler var? Kişisel gelişim deyince sanat, yaratıcı yazarlık gibi şeyleri mi anlamalıyız; yoksa duygularımızı nasıl yönetebiliriz, nasıl başarılı olabilir, öfkemizi nasıl yönetebiliriz gibi konular hakkında yazılanları mı? … Okumaya devam et Nedir Bu Kişisel Gelişim?

Ustalık Eserim Selimiye

11721743_10206525811640001_575051163_nMimar Sinan, “Şehzade Mehmet Paşa Camii çıraklığımın, Süleymaniye Camii kalfalığım, Selimiye Camii ustalığımın eseridir.”  der ve Edirne’deki bu kıymetli yapının nasıl bir şaheser olduğunu özetler aslında.

Selimiye Camii Osmanlı padişahı 2. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Mimar Sinan camii yapıldığında bazı kaynaklara göre 80, bazılarına göre ise 90 yaşındadır. Camii 1568-1574 yılları arasında tamamlanmıştır.

Camii ile ilgili en çok kafayı karıştıran soru caminin neden İstanbul’da değil de Edirne’de olduğudur. Bu konu günümüzde de halen tam olarak aydınlanmış değil. Evliya Çelebi’nin Seyahatname’de bahsettiği açıklamaya göre, 2. Selim rüyasında Peygamber Efendimiz(sav)’in Kıbrıs’ın fethi anısına bir cami yapılmasını istediğini görür ve cami bunun üzerine Edirne’de yapılır. Lakin, Kıbrıs’ın fethi 1571’de yani caminin yapımının başlamasından 3 yıl sonra olduğu için, sebebin bu olmadığı konusunda tarihçiler ittifak halindedirler. Akla daha çok yatan diğer açıklamaya göre ise, İstanbul o dönemde artık camiye doymuştur, zira Süleymaniye, Ayasofya gibi büyük eserlere sahiptir ki ayrıca 2. Selim, babası Kanuni Sultan Süleyman’ın yaptırdığı Süleymaniye’nin karşısına, ona meydan okurcasına büyük bir cami yaptırmak istemez. Bunun üzerine Anadolu’nun Avrupa’ya açılan kapısı olan Edirne’ye yapılır camii.

Mimar Sinan, ustalık eserimdir, dediği bu yapının inşaatına başlamadan önce, inşaatta kullanacağı bütün taş malzemeyi araziye yerleştirmiş. İki yıl süresince tonlarca taş, zeminin üzerinde beklemiş. Böylece zeminin iyice oturması sağlanmış.

Selimiye Camii’nin 31.25 m çapındaki tek kubbesi, Allah’ın tek olduğuna işaret eder. Benzer şekilde, Selimiye Camii’nin pencerelerinin 5 kademeli oluşu İslam’ın 5 şartını, 4 vaaz kürsüsü 4 hak mezhebi, Selimiye Külliyesi’ndeki toplam 32 kapı İslamiyetin 32 farzını, arka minarelerde 6 yolun olması imanın 6 şartını, 12 şerefesi ise onikinci padişah tarafından yaptırıldığını ifade etmekte.

Selimiye Camii’nin kubbesi 31,25 m ve yerden yüksekliği ise 43 metre. Ayasofya’nın kubbesi ise Okumaya devam et “Ustalık Eserim Selimiye”

İdam

Ölüm cezası, bir devletin suçun karşılığı olarak bir mahkumun hayatına son vermesidir. Cezanın infaz edilmesine ise ‘idam’ denir sözlüksel anlam olarak. Son dönemde yaşanan olaylar sonucu idam cezasının varlığı ve  yokluğu ülke gündemimizi çokça meşgul etmekte. Özellikle bir dönem Abdullah Öcalan’a karşı bu cezanın uygulanmamasını çokça eleştirmiştik toplumca… Tarih boyunca çok farklı şekillerde uygulanmış idam cezası. Protestanların kılıçla isyancıların kafalarını uçurmaları, Mısır’da Firavun’un bu amaçla … Okumaya devam et İdam

Kara Fatma

Savaşçı kadınlar her zaman hayran olduğumuz yerlerinde olmayı hayal ettiğimiz insanlardır. Jan Dark, Zeyna… Peki kendi kadın kahramanlarımız? Onlardan söz edilmez hiç neredeyse… Üstelik tarihimiz kahraman Türk kadınlarıyla doluyken… Kara Fatma kimdir bilir misiniz hiç? Kurtuluş Savaşı milletçe verdiğimiz, kahramanlığımızı ortaya koyduğumuz bir destandır, evet. Ama hiç Kurtuluş Savaşı’nda kadın bir komutan hayal ettiniz mi? Sizi bilmem ama ben etmedim. İşte Kara Fatma olarak bilinen … Okumaya devam et Kara Fatma