Memleket :)

fc6e410eb10578acd3c6168168a58260Gezmeyi, yeni yerler görmeyi , keşfetmeyi hep sevmişimdir aslında. Birçok durumda gün yüzüne çıkan üşengeçlik rahatsızlığım, konu gezmek olunca bir anda ortadan kayboluverir. Hele ki gideceğim yer Karadeniz ise, hatta ve hatta memleketim Trabzon ise, o gezmek tadından yenmez bir hal alır. 🙂

Evet evet doğru tahmin ediyorsunuz. Bu sıralar Karadeniz semalarında uçuyorum ve size buralardan bildiriyorum. 🙂

Aslında nasıl başlayacağımı, nereden başlayacağımı bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki, buraya gelir gelmez ciğerlerinize oksijen gittiğini hissediyorsunuz. Bir aldığınız nefesi bir daha almak istiyorsunuz. Hele ki Karadeniz kıyısında bir tarafına dönünce uçsuz bucaksız yeşil, diğer tarafına dönünce masmavi, tertemiz bir denizin kıyısında yürüyorsanız.

Sahilde içerilere doğru biraz ilerleyince o sonsuz yeşilin içine giriyorsunuz adeta. Evet her yer yeşil, hem de yeşilin her tonu. Adeta huzurun içine girmiş gibi hissediyorsunuz. Bir de o yeşilin içinde ise eviniz, gününüz camdan dışarıyı izlemekle geçebiliyor.

Tabiî ki köyde olunca her şey başka bi’ güzel oluveriyor. Mesela sabah uyanınca yiyeceğiniz yumurtayı eğer kümesten gidip alıyorsanız gününüz bir başka güzel geçiyor. Kümese gidip yeni doğmuş civcivlere yem vermek ayrı bi’ zevk veriyor. Bahçede dolaşıp meyve sebze yemek ayrı bi’ güzel oluyor.

Yani uzatmadan şunu söyleyeyim size: Trabzon’a gelin arkadaş ya çok güzel buralar insan huzur buluyor, dinleniyor. Merak etmeyin pişman olmayacaksınız. 🙂

Bir şey söylemeden bitiremem yalnız bu yazıyı. Gezerken yanınızda devamlı olmasını isteyeceğiniz kişileri de getirin derim. Getirin ki özlemin ne demek olduğunu yaşayarak tekrar anlamayın derim. 🙂