Kaptanın Seyir Defteri: Bebek Uykusu

Bu seriye başlarken aslında yazacağım bu kadar şey olduğunun farkında değildim. Bebek uykusu da diğer bebek şeyleri gibi çetrefilli. Ben en çok bu konuda zorlanıyorum, yani evet dişten yakınıyorum son zamanlarda ama diş de uykuyu bozuyor, uyku diş derdi yokken de bozuluyor. Uyku büyüktür diş. Bundan daha fazla su çıkmaz. Bebeğin bakımı, gelişiminin takibi, ebeveynlik vs. konularına dair kitaplar alırken çok abartmamaya özen gösterdim. Sosyal … Okumaya devam et Kaptanın Seyir Defteri: Bebek Uykusu

Kaptanın Seyir Defteri: Tek Çocuk Hiç Çocuk?

Aklımda ‘Oğlum 1 yaşına bastı millet!’ temalı bir şeyler vardı ama bugün yaşadığım bazı şeyler dolayısıyla düşündüklerim öne geçti. Uzak-yakın, tanıdık-tanımadık, evde-yolda-sokakta Ömer’le bizi gören herkes “Fazla büyümeden ikinciyi de yapıverin,” diyor. İnsanlar hadsiz, ben agresif; neyse devam edelim. Genel kanı, birden fazla çocuğu beraber büyütmenin iyi olduğu yönünde. Bence bu da komple delilik ama önce delilik olan, birden fazla çocuk düşüncesi. Benim için. Çünkü; … Okumaya devam et Kaptanın Seyir Defteri: Tek Çocuk Hiç Çocuk?

Her Şeyi Gördüm

Bugün oğlumla çeyiz ‘kutularımı’ karıştırdık. Çeyiz sandığım yok. Bakma, çeyizimin olması mucize. Anlatacağım. Şu an oturduğumuz eve taşınınca 3-5 kutu aldım dolapların içlerini organize edeyim diye. İçleri temel olarak danteller, işlemeli seccadeler, kurdeleli havlular ve bilumum çeyiz ıvır zıvırı. Zaman ilerledikçe, önceden hafife aldığım, dalga geçtiğim bu eşyalar gözümde değer kazanıyor. Hiç kullanılmayacak şeylere bu kadar zaman ve emek verilmesi saçma, diye düşünürdüm, çünkü bunları … Okumaya devam et Her Şeyi Gördüm

İnanmadıklarım

İstenen veya istenmeyen bir sonuç için önce gerekeni yapmayı kapsamayan kader konsepti: Tüm salağa yatmalarınız için kaderi kullanamazsınız. Aklı olan, sorumludur. Akıl ve inancın ayrılığı. Bilimle bağdaşmıyormuş gibi pazarlanan din. Dini yok sayan bilim: Olmuş olan, olmakta olan, olacak olan her şeyin Allah tarafından yaratıldığına inanıyorum. Bilimsel yöntemlerle elde ettiğimiz her bilgi kırıntısının öznesi de buna dahil. Ve merak etmenin, araştırmanın, veri toplamanın, deneyler yapmanın, … Okumaya devam et İnanmadıklarım

Kaptanın Seyir Defteri – Annelik Rocks

Önceki yazımda, bu günceyi yazmaya 6. ayda karar verdiğimi ama gün içinde aklıma gelenleri not almadığı söylemişim. Halbuki bilgisayarımın masaüstünde 6. Ay Notları başlıklı uzun mu uzun bir yazı varmış. Yazdıklarını unutmak da anneliğe dahil. Yazıyı diş mevzusuyla yarıda kesmiştim. Oradan devam. Hayatı bu kadar allak bullak eden diş çıkarma mevzusu neden şenliklerle karşılanır diye düşünürken, diş buğdayından bahsediyorum, aklıma “Lanet olsun! Nihayet çıktı! Bunu … Okumaya devam et Kaptanın Seyir Defteri – Annelik Rocks

Kaptanın Seyir Defteri: Annelikte 9. Ay

Bu yazıya niyetlendiğimde bebeğim 6 aylık olmuştu. Yazmaya başlamamın neredeyse 9. ayı buluşu, anneliğe (ya da benim anneliğime?) dair ilk şeyi açıkça söylüyor: Zamana bir şeyler oldu. Şu an bu yazının nasıl akıp gideceğine dair hiçbir fikrim yok. Yazmaya karar verdikten sonra geçen üç ay içinde anneliğin ve günlük hayatımın bazı yönlerinin bu yazıya girmesi gerektiğini düşündüğüm oldu ama tabii ki notlar almadım. Bu da … Okumaya devam et Kaptanın Seyir Defteri: Annelikte 9. Ay

Netflix Sohbeti: Aşk 101 ve Valeria

Bayadır kapalı olan Netflix üyeliğimi iki ay önce yeniden aktif ettim. Bunun iki sebebi var: (lütfen okurken herkesin guilty pleasureları olduğunu unutmadan okuyun) Aşk 101 ve Valeria. Evet, lise dizisi gördüm mü izlemek zorundayım. İlk sezonu izlerken de, sürekli saçmalıklarını konuşsak da, farklı bir proje olduğunu kabul ederek izlemiştik. Hani şu laboratuar sahnesi falan. Ya da su altı. Böyle şeyler. Ama demek ki bu da … Okumaya devam et Netflix Sohbeti: Aşk 101 ve Valeria

Festival Neydi? Festival Emekti (works both way)

Kahve festivaline ilk defa katılıyorum. Aslında festivallerden, fuarlardan kaçınıyorum bu şehirde. Bu pandemiden önce de böyleydi, o kaosu, karmaşayı kaldıramıyorum, değmiyor. Bir defa Teknofest’e gitmeye niyetlenmiştik, o gün olanları Allah düşmanımın başına vermesin. O tabii ki biraz daha farklı bir organizasyon, çok farklı destekli vs. ama ben Contemporary Istanbul’a da bir defa gittim ve onun da tekrarı olmayacak. Bu sene bir şekilde gitmeye karar verdim. … Okumaya devam et Festival Neydi? Festival Emekti (works both way)

küçük prens*

Üniversitedeyken, akıllı telefonlar ve Instagram hayatımızda nisbeten yeniyken, fotoğraflarımı fitrelemek için bir aplikasyon kullanıyordum: B612. Sevimli filtreleri vardı ve tercihe bağlı olarak bu aplikasyon ile düzenlediğiniz fotoğrafların köşesine uygulamanın logosunu iliştirebiliyordunuz. Logo ne mi? Fil yutmuş bir boa yılanı. Evet, belli ki bu app Küçük Prens seven birileri tarafından dizayn edilmişti. Bunun o zaman da farkındaydım ve bu bana ayrı bir keyif veriyordu. Aslında hakkı … Okumaya devam et küçük prens*

Hayal kırıklıklarımın suyu çıktı. Birleşip kazan kaldırmaya falan başladılar. Yakında saltanatım son bulabilir, sürülebilirim diyarımdan. Bir kere de eski günleri özlemesek, diyorum. Hoş, var özlemediğim bazıları da. Ama hiçbir şey iyiye gitmiyor. İnsana en çok, güvenip kendini açtığı kişinin hayal ürünü olması koyuyor. Kendini tamamen bırakabileceğin insan bir ütopya. Öyle biri yok. Artık her yol tek bir yere çıkıyor ve o yeri sevmiyorum. Suçu birilerine … Okumaya devam et

Eğlenceli Dizi: Kırkmerak

Bugün bir yayınevinin çok beğendiğim bir dizisiyle karşınızdayım: Can Yayınları Kırkmerak dizisi. Diziyi keşfedişim, şu an hatırlamadığım bir dergide Kafka’nın Çorbası’nın tanıtımını okumamla oldu. Farklı yazarların üsluplarıyla yemek tarifleri verilen bir kitap. Fikir mükemmel değil mi?! O an alıp okumadım ama aklıma yazmışım. Bir gün toplu sipariş verirken onu da sepete attım. Okuyunca da daha bir sevdim. Bazı kitaplarda olan beklentinin boşa çıkması durumu söz … Okumaya devam et Eğlenceli Dizi: Kırkmerak