Sessiz Perşembe, Méliès ve diğer her şey

Hugo’yu izlediniz mi? 2011 yapımı Scorsese filmi. Birazdan anlatacağım muazzam deneyimi bu filme borçluyum.

Geçtiğimiz günlerde Serkan Aka’nın Instagram hesabında Sinematek’in Sessiz Perşembe’sini paylaştığını gördüm. Georges Méliès filmleri Tophane Noise Band eşliğinde gösterilecekti. Baktım tarih uyuyor, aldım bir bilet. İyi ki de öyle yapmışım.

Büyüleyici bir akşamdı. Méliès’in 15 filmi arka arkaya gösterildi. Çoğuna Hugo’dan aşina olduğum sahnelerin gerçeklerini izlemek harikaydı. En heyecanla beklediğim Ay’a Yolculuk tabii ki en son gösterildi. Méliès’in film için Jules Verne’in Ay’a Yolculuk’undan esinlendiğini de geçtiğimiz aylarda kitabı okurken öğrenmiş, kendimce sebepsiz mutlu olmuştum. Beni böyle şeylerle mutlu olanlar anlar. Dolunay’da Güneş Tutulması da hep beraber en çok güldüklerimizden biriydi. Bunda grubun katkısı büyük tabii. Dünyadaki muazzam deliler sayılı. Bir şekilde kendilerine rastlayınca şanslı hissediyorsunuz.

İlgilenenler için 24 Kasım’da etkinliğin tekrarlanacağını eklemiş olayım. Sinematek hakkında ve bu etkinlik özelinde detaylı bilgi için adres şurası:

https://sinematek.kadikoy.bel.tr/Program/Detay?slug=sessiz-persembe-georges-m-li-s-26-09-2022

Peki Hugo?

Ben Hugo’yu sinemada izledim. Ve şunu da çekinmeden söyleyebilirim ki, Sessiz Perşembe’de Méliès filmleri izlemekten bile daha büyüleyiciydi benim için. Burak’laydık. Rastgele girdik. Çıktığımızda dünya değişmişti. Bunu ne zaman konuşsak, Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam’ından şu kesiti de anarım:

“Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.”

(Ben şu an pozitif hisler içeren kısmını aklımda tutmayı tercih ediyorum.)

Film adını aldığı Hugo karakterinin etrafında şekilleniyor. Hugo öksüz, tren istasyonunda yaşıyor. Aynı istasyonda oyuncak dükkanı işleten yaşlı, aksi bir adamla yollarının kesişmesini ve Hugo’nun büyük bir sırrı açığa çıkarışını izliyoruz. Méliès’in hazin hayat öyküsü de filme dahil. Ve benim geçtiğimiz perşembe izlemeyi heyecanla beklediğim Ay’a Yolculuk da. Ha bu arada, 5 Oscar’ı var.

https://www.imdb.com/title/tt0970179/awards/?ref_=tt_awd

Peki Tophane Noise Band?

Dünyada sayılarının artmasını isteyeceğiniz türden insanlar. Hiçbirini şahsen tanımıyorum. Ama bildiğim kadarıyla hurda malzemeleri işleyip, onlarla müzik yapıyorlar. Bu kadarını bilmem yeterli. Grup üyelerinden Serkan Aka’yı Fransız Kültür Merkezi’ndeki eserini gördüğüm günden beri takip ediyorum. Daha doğrusu şöyle diyeyim; “*eğer bir balina görmek istersen” kendisini araştırmama; “duman adamlar”sa mutlaka takipte kalmaya karar vermeme sebep olmuştur. İyi ki de öyle olmuştur.

Grubun Instagram hesabı: @tophanenoiseband

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s