Saatli Günce – 3

Saat 17:05. Salah Birsel okuyorum bir süredir. Esasında Nezleli Kargı adlı kitabı bende 1 ayını tamamlamak üzere. Hala bitiremedim. Günlük gibi yazılmış bu kitabın başta dili biraz ağır geldi. Konuları da pek ilgimi çekmemişti (arada verdiği ilginç bilgileri yine de çevremdekilerle paylaştım). Ancak sonradan sonradan sarınca kitabın süresini uzattım. İyi ki de yapmışım. Enteresan bir dili var Birsel’in. Bu kitabın tarzı da tam olarak benim … Okumaya devam et Saatli Günce – 3

Tartışma: Kafka’nın Dönüşüm’ü

kirmizibisikletim: Çok geç kalınmış bir Dönüşüm okumasının ardından, belki de Gregor Samsa’yla tanışıklığımızın takribi on beş yıl öncesine dayanmasının getirdiği bir şartlanmışlıkla, kitap bittiğinde düştüğüm boşluk nedeniyle bu tartışmayı başlatıyorum. Bazı kitapları, bazı filmleri ve diğer eserleri anlamak için zaman zaman ileri okumalar/ön okumalar, araştırmalar yapmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. Ancak bu defa, kendimi tutup, bu araştırmaları öteleyip, bu tartışmada boşluklarımı doldurmaya niyetliyim. Büyük bir linç … Okumaya devam et Tartışma: Kafka’nın Dönüşüm’ü

Sevda Sözleri

“Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgârlı sonbahar akşamlarında, sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?” (1) Sana da garip gelmiyor mu? Çok güçlü olabiliyor bir adam, kiloları taşıyabiliyor sırtında. Çok zeki olabiliyor bir başkası, aynı anda bir sürü yere ulaşabiliyor zihni, herkesin anlayamadığını anlayabiliyor mesela. Ama hiçbir adam çok sevdalı olamıyor yalnız başına. İkinci biri olmadan, bir … Okumaya devam et Sevda Sözleri