Bu Yazarın Yazıları Bir Süre Annelik Hakkında Olacaktır.

Merhaba sevgili okur,

Aylardır yoktum, aylardır yazamamış ya da daha doğrusu yazmamıştım. İçimden gelmemişti. İçimden gelmeyen bir şeyi yapmayı tercih etmem pek. Çalakalem ve samimiyetsiz olur aksi. Neyse girizgahı çok uzatmak istemiyorum. 

Hep içim içim, diyorum ya hani, aylar boyunca içimde bir sevinç vardı. Evet, sevinç vardı diye tanımlamayı sevdim. İçimde hem gerçekten hem mecazen bir dünya vardı aylar boyunca. Biliyor musun sevgili okur ben anne oldum! Cümle sonuna nokta yerine ünlem koyduracak kadar anne oldum! Bunu yazar mıyım, diye kendim de merak ediyordum ama şimdi fark ediyorum ki bu durumu ve durumun bende oluşturduğu hisleri yazmak benim için bir nevi mecburiyet. Çünkü tamamen bu hisle doluyum; tüm hayatımı ele geçiren ama bunu yaparken beni mutsuz etmeyen, beni tamamlayan, beni saran bir his annelik. Beni çocukluğumdan beri tanıyan arkadaşlarımdan “anne olduğuna inanamıyorum” nidasını çok sık duyuyorum. Ve inanın onlar kadar şaşırıyorum. İlk günler evde bir bebek vardı ve durup durup şaşırıyordum. İlk günler kadar olmasa da şimdi bile şaşıyorum, şaşırıyoruz.

Peki ne oldu, neler değişti? Ne oldu biliyor musunuz, mucize kelimesi ilk defa bu kadar manalı oldu. Bir mucize yanımda uyuyor şu an. Her gün büyüyen, heyecanı hiç sönmeyen bir mucize o. İnsanın kendi hayatının, rahatının, hayallerinin, işinin hatta temel ihtiyaç ve zevklerinin bile seve seve önüne koyabildiği bir mucize: bebek. Bebek demek de bir garip aslında çünkü hamile olduğumu öğrendiğim andan sonra onun herkes için hitap şekli bir “bebek” ise de benim için “bebeğim” veya “kızım” oldu.

İyi ki doğdun kızım, iyi ki…

Bir süre bu yazarın yazıları annelik hakkında olacaktır.

Kendim de gülüyorum bu cümleyi yazarken. Dergimizde annelik hakkında çok güzel yazılar yazan sevgili Betül (@istanbluette) var. Onu ve yazılarını şimdi daha iyi anlıyorum, ama en çok neden bu konu hakkında yazdığını anlıyorum çünkü insanın içinde öyle yoğun bir konu ki annelik değinmeden geçemiyor insan. Şimdi bazılarınız aman iyi ki bir anne oldun, diyebilir. Aslında demeyebilir de çok önyargılı yaklaşmış olabilirim. Düşündüm şu an içimde bu kadar yoğun hisler ve bu konuyu bu kadar çok gözlemleme şansım varken mümkün mertebe ele almak istedim. Bugün biraz ilk günleri anlatmak istiyorum. Bebeğimin hayatımıza katıldığı ilk günler, hamileliğin başından beri olan süreci de ele aldığımda en zor günlerdi. Henüz anne baba olmamış insanların gözünü korkutmak istemiyorum. Kısa bir süreden bahsediyorum, ilk bir ay, bilemedin 40 gün. Neden zordu ve neden bu 40 günü yazıyorum? Çünkü insanın bir tek kendinin bu zorluğu yaşamadığını ve geride kalacağını bilmesi çok iyi gelir diye düşündüm. Bu kadar çok hissin aynı anda ve bu kuvvette olması ne kadar tehlikeliyse artık ortaya “lohusa depresyonu” diye bir şey çıkabiliyor ve doktor kontrolünde bile sizi bu açıdan uyarıyorlar. Mantıklı bir depresyon. Ama aynı mantıkla da insan kendini depresyondan uzak tutabiliyor. Şöyle ki, hamileydiniz, doğum gibi büyük bir olay yaşandı. Bebeğin ilk travması deniyor ya hani doğum için, anne için de bir travma bence. Bir bebeğin içinde olmasına hem fiziken hem zihnen alışıyorsun çünkü. Tek avantajı bu duruma kendini hazırlama şansının olması. Sevinçlisin ama yorgunsun. Neşelisin ama ağlamak istiyorsun. Bebeğini çok seviyorsun ama uykusuzluk ve bu yeni düzen tokat gibi. Herkes senin yanında olduğunu söylüyor ama hiçbir şey senin yetersizlik hissini yok etmiyor. Falan falan falan… her yazdığım cümle ayrı bir yazı konusu. Fakat o 40 gün geride kaldıktan sonra dünya daha aydınlık daha yaşanmaya değer bir yer haline geliyor. Bebeğiniz size bakıp gülümsüyor ve bu hissi anlatmak için kelimelerin yetersiz kalacağını anlıyorsunuz.

Bu yazıyı saat 04:00’te bebeğimi uyuttuktan sonra kaleme aldım. Sonra yazıyı tamamlamadan bıraktım ve uyumaya karar verdim. Çok uykum geldiğinden mi? Hayır, çünkü kızım tekrar uyanabilir her an, bu değerli gece uykusunu tekrar bulamayabilirim korkusundan. Tüm yazının özeti. Teşekkürler. Kime teşekkür ettim? Bunu sabah düşüneyim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s