Gece

Gece-Resimleri-11 (1)Vee geceydi karanlığın pençesinde. Yıldızlar ve ay yarışıyordu aydınlatmak için gökyüzünü, benim pencereme ise hiçbir ışık düşmüyordu. Ay adeta raks ediyordu samanyolu takımıyla ancak bu neşveden payıma düşen siyah gölgelerdi.

Siyah gölgeler…

Onlarcası etrafımda;

Sağımda, solumda, önümde, arkamda ve içimde…

İçimin de taa içinde; zihnimde ve kalbimde.

Tek bildiğim renk var şimdi, nereye baksam kara görünüyor. Gözyaşlarım bile siyaha çalıyor yanaklarımdan süzülürken. Nereye gittiniz renklerim; yeşil, sarı, mor, turuncu, mavim… Neredesiniz? Gökkuşağı dahi utanırdı dünyamın üstünde durmaya renksizliğinden. O’nu bile kıskandıran sevinçlerim, gün doğmadan gelin. Gelin ki karanlığa boğulduğunuzu görmesin, görüp de ben buraların rengi, neşesiyim, diye böbürlenmesin.

Gözlerimi kapatınca kararırdı evvelden dünyam. Şimdi göz kapaklarımın altındaki aydınlığa sığınıyorum, çaresiz… Çünkü orada hala ışığa dair bir umut var, tutunacak küçük bir dal. Belki rüyalarımda görürüm beyazı, sarıyı hatta kırmızıyı. Gün doğar dağların ardından ve uyanır renklerim. Birkaç saniyelik olur belki ama aydınlık varsa ucunda; kirpiklerimle bağlayıp göz kapaklarımı, geceye direnirim… Karanlık geceye…

Gölgelerini üzerime düşüren, geceme hüzün şarkıları dinleten!

Siyahını bırakma bende. Al götür; şehirlerimi, sokaklarımı, yüreğimi örten karanlığını.

Burası bahar,

Burası hazan,

Burası yaz

Ve burası kışta bembeyaz;

Ama hiçbir zaman zifiri değil en koyu geceleri, en çetin mevsimleri bile.

İlla ki diyorsan siyahımla geldim, ver bana onu, renk cümbüşüme katık edeyim. Sen bırakma öyle kafana göre, bulduğun her boş yere. Çoksa eğer, yetmeyecekse renklerim kapamaya kara delikleri; o zaman biz de gökyüzüne katık ederiz tüm siyahları. Hem orası uçsuz bucaksız, sonsuz ve evvelsiz. Alır onca karaltıların hepsini, bir de yıldızlarla süsleyip sonra mehtabı bile seyrettirir.

Gece…

Karanlığı gizler, karanlık da gölgeleri ve ay ışığı doldurur sokakları. Renkler adını bilir, uykular tadını. Böylece bir rüyada kalmaz ümitler;

ümit hayat olur,

ümit yaşamak olur.

Ama aydınlığı rüyalara bırakırsak karanlık kaderimiz olur.

Biz, yalnız göz kapaklarımızın altındaki karanlığı bilelim.

Ve gölgeler güneşten ardımıza düşenler olsun sadece.

Aydınlık günlere…