Yafta ve Özgürlük

20 yaşındayım. Yeni yaşımın çiçeği burnunda.

20 yaşındayım ve etrafımdaki hemen her şey hunharca tüketiliyor. İnsanlar her geçen gün daha bencil. Dünya her geçen yıl daha kirli. Kapitalizm hala her şeye  fiyat etiketlerini yapıştırıyor. İnsanlar ‘özgürlük’ sınırlarını beyinlerindeki sınırlara göre koyuyor. Ve koyunlar ‘sınırlara’ girmek adına birbirlerini eziyorlar. Sonunda da yine başka insanların önlerine sürdükleri ‘hür insan’ kalıplarına girerek hürce(!) ‘me’liyorlar. Özgür koyunlar olarak, yüzlerce kitaptan satır satır hayatı, kendisini, ülkesini, düşüncelerini sorgulayan, fikrin çilesini çeken bireyleri düşünmemekle suçluyolar. Farklı düşünen insanların girebileceği bir kalıp olmamasından mütevellit kalıpsızlık algısına kapalı ‘koyun hürler’ yaftayı yapıştırıyorlar. Çünkü bu ülkede Okumaya devam et

Ben Uçan Balonum !!!

Garip geliyor ilk bakışta biliyorum. ‘İnsan neden uçan balon olmak ister ki?’ diye düşünülebilir. Madem kendini bir şeye benzeteceksin, araba de, gemi de, tren de, uçak de ne bileyim işte, daha teknolojik bir şeyler de, değil mi? Ama aslında durum farklı, sorunun kendisine bakınca cevap orada gizli; ‘uçan’ ‘balon’.

Uçmak denildiğinde herkesin sempatiyle yaklaştığı bir eylem söz konusu oluyor aslında. Bu durum aynı şekilde benim için de geçerli. Kanatlanmak, uçmak her zaman ilgimi çekmiştir, her zaman isteklerim arasında kendisine en ön koltuklardan yer bulmuştur. Çünkü uçmak, insanın kendi becerileri arasında olmayan farklı bir durum. Okumaya devam et