Gelelim Çikolatanın Faydalarına

Bir ara gazetede bir yazı okudum. Elle, kalemle yazmanın, beyni/zihni çalıştırdığı, bir şeyler üretmeye yaradığı tarzında bir içeriği olan. Şu an gecenin yarısı olmuş ve defterimde sayfalar doldurmuş olduğum halde, “Tamamı birbiriyle bu kadar alakasız cümleler yazmak mı üretkenlik?” deyip, yazının konu ettiği araştırmacıya küfretmekteyim. Tepki olarak kalemi bıraktım, klavyeye geçtim, burada yazıyorum.

Çok istedim sana burada edebi bir yazı yazayım bu sefer de, farklılık olsun; ama olmadı. Yirmi senelik ömrümde ( artık eklemiyoruz üzerine, bir süre böyle ) ciddiyetimi bir yerde elimden kaçırdım, cebimden düşürdüm, misafirliğe gittiğim evde unuttum falan öyle bir şey. Yok yani uğraştım olmadı. Defterimin sayfalarının fotoğrafını çekip koymama az kaldı.

Mesela girişe video koyacaktım. Altına da vay anam hüzünden girip, yalnızlıktan çıkıp, aşktan tekrar girecektim belki. Ya da hayata bakış açılarımızdan? Çünkü bu videodaki adama, onun dünyasına o kadar özeniyorum ki.

Hüzn’ü yazmak istememin çıkış noktası da bu videoydu. Böyle tatlı bir hüzün gördünüz mü siz hiç! Hani döktürecektim(!) hakkında. O hüzün.

Uğraştım biraz, Okumaya devam et “Gelelim Çikolatanın Faydalarına”