Hangi Normal?

Geçen sene mart ayında (evet mükemmel zamanlama) taşındık Anadolu yakasına. Ve önceki evimizin tersine, bu evimizin konumu çok merkezi ve sahile çok kısa mesafede. Bu sayede evren, şu son bir buçuk yılın tüm saçmalıklarını; pandemiyi, zamansızlıktan mecburen taşınılan evi, berbat bir yeni işi, hepsini telafi etmek istercesine, sabahları martı sesleriyle dolduruyor yatak odamı. Martı sesleri için minnettarım Allah’ım. Bir hekim olarak mecburen olayın fazla içinde … Okumaya devam et Hangi Normal?

Spontan Radyo Yayını

Sanki bazı insanlar bazı şeylere çok kolay ulaşıyormuş gibi gelir ya bazen. Şanslı doğanlar falan. Belki gerçekten öyle olduğu durumlar da vardır. Ama ben artık şuna eminim; hangi kategoride, hangi alanda öne çıkmış olursa olsun; o kişi kesinlikle çok ÇALIŞMIŞTIR/ÇALIŞMAKTADIR. Başarının tesadüf olmayışı! Ama esas konuşmak istediğim, bakış açısının önemi. Yakın zamanda daha çok farkında vardığım bir şey, hayatım boyunca yapmak istediğim/isteyebileceğimi düşündüğüm her şeyin … Okumaya devam et Spontan Radyo Yayını

Salgında Özlediklerim ve Minik

Bu ara hava hep kapalı ve İstanbul çok gri. Sonbahar melankolisinin dibine vurmuş durumdayım. Bunu, artık yedi aydan fazla zamandır uğraştığımız salgına ve biraz da son günlerde karnımı gözle görülür şekilde şişirmeye başlamış minik tırtıla bağlıyorum. Kendisi 18 haftalık haliyle artık bahse değer bir birey bence. Bu yazı da, zamanında korebenin karantinada neleri özlediğimden bahsettiğim bir resim altı yazısını okuyup, bu konseptte yazmamı ve BKnın … Okumaya devam et Salgında Özlediklerim ve Minik