Gel de bahsedeyim..

bir gün yine geleceksin. O rakı sofrasında sana tüm bu günlerden yazdığım şu andan
sen yokken gittiğim yerlerden
ağladıgım gecelerden
içtiğim rakılardan
ağlayamadıgım sabahlardan
hak etmediğim sevginden
bende ki senden
sarıldığımız o geceden
o kokulu teninden
öpemediğim yüzünden bahsedecegim.

Seni Beklerken

Ne kadar tükenmiş hikaye varsa aklımda, o kadar satır başı var bu kağıtta. Güzel gülüşünden mi hikaye kopmalı yoksa tutkulu sevemeyişinden mi?
Uzun soluklu filmlerin duygusal sahnelerinden tut da, yüksek sesle dinlenen müziklerin en acı tonlarına kadar sevdim seni. Anladım ki filmlerde, şarkılarda noktanın bile bitiremediği cümlelerde sevmek değil sevilmek önemli.

Aşağılık

Sorular sormayı kenara bırakıp dinlemeyi öğrenmelisin. Rezillikler insanların kıyılarına vurduğu vakit, kulaklarını tıkayamazsın. Hayatına da son veremezsin bunun imkansızlığını senden daha iyi kimse bilmiyor. Ancak evli adamlara aşık olmanın kepazeliğini, mutlu insanları yıkmanın acizliğini, eline geçen güzellikleri tuzla buz etmenin arsızlığını herkes biliyor. Ve sen hala utanmadan nefes alıyorsun. Bu sebepten dünyanın en aşağılık kadınısın.

Bu Kadın Ölüyor

Öylesine bıktım ki kadınlığımdan kalabalık sokaklarda çırılçıplak gezecek kadar boşverdim. Zaten boşuna yaşamak da günah değil mi bu hayatta? Ölüyorum Can yalvarırım tut ellerimi. Acılar baş ucumda ödev yaptıran bir anne gibi rahat bırakmıyor. Ece Ayhan’ın bahtsız kızlar sınıfının talebesi oldum sanırım bu sınıfta mezuniyet yok. Ölüyorum. Bir sürü çocuk var içimde doğmadan gidiyorum tıpkı torunlarını göremeden göçen bir nine gibi.