Zor Zamanlar

Son zamanlarda bazı arkadaşlarımdan, “Artık eskisi kadar şiir okumuyorsun, aslında çok güzel genç şairler var, biraz takip etsene, hem düşük olan yaşam enerjin biraz yükselir” gibi tepkiler alıyorum. Bu yorumlara ve arkasından gelen sorulara cevabım hep aynı, “elimde değil…”. Neden böyle bir şey insanın elinde olmasın ki, on yıldır yaptığın gibi biraz şiirin başına otur, sevdiğin şairlerin en sevdiğin şiirlerini karıştır hiç olmazsa?” sorusu da peşi sıra geliyor.

Bunu bir iki defa kendime sorduktan sonra bir cevaba vardım, elimde değil çünkü şu sıralar “ilgimi çeken” veya “dikkatimi dağıtan” başka bir sürü şey var. Artık bir öğrenci değil, bir beyaz yakalı olarak dünyadaki tüm gelişmelere karşı daha hassas olduğumu fark ettim. Bu gelişmelerin bazılarına anlam vermekte çok zorlandığım için de, izlediğim belgesellerin ve okuduğum kitapların hep bunları anlamlandırabilme çabamın bir parçası olduğunu anladım. Merakımı mıknatıs gibi çeken çoğu gelişme Türkiye ile alakalı bile değil, ancak dünyada belirli aralıklarla gördüğümüz ve bizden sonrakilerin de görmeye devam edeceği bazı fenomenler. Mesela bazı devletler kara sularına kadar gelmiş mültecileri niye gemilerde ölüme terk ediyor? Hatta bazen kara sularına girmeyi başarabilecek gibi olurlarsa neden itme (push-back) operasyonları düzenleyip insanları açık sulara terk ediyorlar. Nereli olduğu önemli olmaksızın, bir insanın ölümüne göz yummak, hatta bunda aktif rol oynamak nasıl normalleştirilebiliyor? Veya bu yapılanlara karşı yazılıp çizilen onca şey neden insanlığın vicdanında bir yer edinmiyor?

Dolayısıyla bu yazımda size, izlediğimden beri aklımın arka tarafında oynayan bir Netflix belgeselinden bahsetmek istiyorum: “Hitler’s Circle of Evil”. Eskiden, tarihte iz bırakmış bazı kimselerin yaptıkları davranışların ne etik, ne de ahlaki herhangi bir açıklaması olamayacağına emindim, diyebilirim. Bu belgesel beni, yakın zamanda tekrar okuduğum “Kötülüğün Sıradanlığı” ile birlikte, kesinlikle her insanın yapıp ettiği şeylerin kendi ahlak sisteminde bir meşruiyet zeminine oturduğu sonucuna ulaştırdı. Yani her davranış, failinin vicdanında ve etik anlayışında kendine bir yer buluyor. Daha ötesi, kendine bir yer bulmak da zorunda. Vicdan ile telif edilmesi çok zor kararların bile, failinin vicdanında yerleşmesi için ihtiyaç duyduğu tek şey sadece biraz zaman. Olguların çarpıtılması, bunların değerlendirilmesi sürecindeki radikal tutumlar, sıradan bir vicdanın ulaşacağı sonucun tamamen değişmesine yol açabiliyor.

Yapılanların bir kısmı bencilliğe, fırsatçılığa ve ihtirasa dayanmıyor mu? Elbette. Ancak bunlar davranışlara ahlaki bir zemin de kazandırılması gerekliliğini yok etmiyor. Öyle ya da böyle doğal hukuk normları ve evrensel bir vicdan var ise de, bunlara aykırı davranışlar bir noktada kendi ahlak sistemini oluşturuyor. Bu böyle olmasa, mesela Hitler’in en yakın kurmaylarının davranışları salt fırsatçılık ile açıklansa, Hitler’in propaganda bakanı Goebbels’in Hitler öldükten sonra intihar etmesini nasıl açıklayacağız. İşte Hitler’in en yakın kurmaylarının hayatına mercek tutan bu belgesel de beni insanın doğasına ve suçluluğun tabiatına doğru derin bir yolculuğa çıkardı.

Bu konuda bir perspektif kazandırabilecek diğer belgeseller: “Einsatzgruppen Nazi Ölüm Taburları”, “Auschwitz’in Muhasebecisi  (The Accountant of Auschwitz) ve “Treblinka’nın Korkunç Ivan’ı”. Bunları izlerken okuma listenize bir de “Kötülüğün Sıradanlığı” eklerseniz, sonrasında içli içli bakıp, derin derin düşünmeniz gerekiyor. “Kötülüğün Sıradanlığı” ile birlikte bu belgeseller, tarihin gördüğü en karanlık eylemlerden biri olan Holokost’ta rol oynamış ve hayatlarının ilerleyen dönemlerinde eylemleri ile bir mahkeme huzurunda yüzleşmek zorunda kalmış insanların, bu eylemlerini meşru kılmak için hangi argümanlara dayandıklarını ortaya koyuyor. Vicdanın derininden çıkan ve bence dile getiren failinin samimi olduğu bu argümanlar insanı üzerine düşünmeye itiyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s