Zeus’un Baltasının Vurduğu Kent

Labranda ya da Labraunda’dan selamlar. Bir antik kent düşleyin şimdi. Etrafı taş ocağı sahiplerinin daha da zenginleşmesi için canını hiçe sayan kamyon şoförleri ile dolu olsun. Bir antik kent düşleyin, yollarının bozukluğu yüzünden bir binek araç oraya ulaşamasın. Bir antik kent düşünün terkedilmiş durumda olsun fakat konumu dolayısıyla kimsenin definecilik bile yapmaya gücü olmasın. Bu örnekleri çoğaltabilirim, fakat bir gerçeği değiştiremem. Daha önce hiç böyle hissettiğim bir antik kent gezisinde bulunmamıştım.

Labranda antik kentine geldiğimde gözüme ilk çarpan şey tepesindeki ikiye ayrılmış büyük kaya kütlesi oldu. Bu kayanın M.Ö. 5.yy. gibi bir yıldırım çarpması ile yarıldığını düşünsek de o dönemki antik hemşerilerimiz bunun ilahi bir güçten olduğunu düşünmüş olsalar gerek. Zeus’un baltasının orayı yardığını düşünen Karya halkı buraya bir Zeus tapınağı yapıp, Zeus ile özdeşleşen çift ağızlı balta olan “Labrys” ‘dan almış olan bir kent yapmışlar buraya.

1948 yılında başlayan arkeolojik çalışmalar ışığında, burada yaşamın M.Ö. 3000 civarı başladığını biliyoruz. Fakat bu tarih bu kentin kuruluş tarihi değil tabi ki. 4 mevsim akan bir temiz su kaynağı olan, verimli topraklara sahip ve savunması kolay olan bu yerde tarih öncesi yerleşimler olması kadar doğal bir şey yok tabi ki. Buraya tarım yapmaya gelen insanlar, Labranda kurulmadan önce de kurulduktan sonra da var olmuşlar. İlk tapınak da M.Ö. 6. Yy’da yapılıyor. Karyalılar burayı bir kült merkezi gibi planlamışlardı. Herhangi bir kente ait değil de herkesin eşit faydalanabileceği bir yer gibiydi. Günümüzdeki hac yerleri ya da biraz aşağısındaki Lagina ya da Didim’deki Apollon tapınağı gibi bir kullanım amacı vardı.

Heredot M.Ö. 5.yy’da buradan bahsederken yaşanan şenlikleri anlatır. Yılda bir yapılan ve 5 yıl süren dini bayramlar olurmuş. Oyunlar oynanır, şaraplar içilir, eğlenceler ile halk bir araya gelir ve sonra herkes kendi kentine dönerdi. Strabon ise buradan M.Ö. 1.yy. civarı geçmiştir. O da Labranda’nın Stratonikeia’dan sonra en büyük 2. Toplanma alanı olduğundan bahseder. Yeri sapa olduğu için mutlaka bir kutsal yol olmalı diye düşündüğünüzü duyar gibiyim. Evet bugünkü Milas olan Mylasa’dan başlayan 16 km süren 8 m genişliğinde bir kutsal yol ile buraya ulaşılıyordu.

Labranda ile ilgili kitabi bilgileri verdikten sonra biraz sizlerle kenti gezelim. “Aralık ayında Ege bölgesi ne kadar soğuk olabilir ki?” diye yanlış olduğu yolda öğrendiğim bir düşünceyle düştüm yollara. Sabah 08:00’da yanlış hatırlamıyorsam -3 derece sıcaklıkta kendimi Labranda da buldum. Sanırım kültür ve turizm bakanlığının da aklına bu havada bir delinin gelip burayı gezme ihtimali gelmemiş olsa gerek ki hiçbir görevli yerleştirmemişlerdi. Kapısı da kapalı olan bu ören yerine tek bir girme yolu kalmış: Çitlerin üzerinden atlamak. Tam atlayacağım biraz yüksekliği az bir çit buluyorum ve ne göreyim? Bir tatlı su hayratı gibi bir boru yerleştirmişler fakat borunun içinden çıkıp havayla buluştuğu an buz tutuyor. İşte o an buraya gelme kararımın yanlış olduğuna inandım. Fakat geldik bir kere, geri dönecek halim yok. Atlıyorum çitten ve karşıma çıkan şeyleri sizlere anlatmaya başlıyorum.

Karşıma çıkan ilk yapı Batı kilise. Hristiyanlık yayılmaya başladıktan sonra Anadolu’daki Antik kentlerde görmeye alışık olduğumuz bir yapı kiliseler. Bu bölgede M.Ö.4. yy’da yapılmış bir stoa bulunmuş. M.S. 5. Yy’da bu stoa’nın yanına eklenen bir şapel ile kiliseye çevrilmiş. Kentin merkezine doğru ilerledikçe muhtemelen şaşalı bir giriş kapısı görüyorum. Hemen yanında duran bilgilendirme panosuna gittiğimde haklı çıkmanın gururuyla okumaya başlıyorum. Bu haklı gurur içimi ısıtır diye bekliyorum fakat hala hava çok soğuk. Burası Güney Propylon. İki cepheli bir kapı idi burası. 5.4 m’lik iyon sütunları cephelerini süsülüyordu. Tarihlendirme metotlarına göre M.Ö. 350 civarı inşa edildiği tahmin ediliyor. Böyle bir giriş kapısından girmek kendin daha görülesi yerlerine doğru geldiğimi gösteriyordu.

Sıradaki yapımız Dorik bina olarak isimlendirilmiş. Kuzeye bakan cephesinde 4 tane dor düzeninde sütun bulunduğu için bu ismi vermiş olsalar gerek.  O zamanlar bir çeşme olarak kullanıldığı düşünülse de sonradan hemen yanında bulunan hamam kalıntıları, buranın bir hamam mekânı olabileceğini düşündürmüş. Yürümeye devam ettikçe karşıma başka bir tabela daha çıktı. Burası Bizans kilisesi ve Doğu hamamı imiş. M.S. 1.yy’da önce buraya bir roma hamamı inşa edilmiş. O bildiğimiz her odada daha da ısınarak içeriye sizleri davet eden roma hamamlarından. M.S. 4.yy. civarı da hamam kullanımdan uzaklaşmış olacak ki çevre kentleri etkisi altına almaya başlayan Hristiyanlık buraya da sıçramıştı. Neredeyse 300 yıldır hamam olarak kullanılan yerin bir kısmına kilise yapmışlardı. Zemini beyaz mermerlerle kaplı, küçük apsisli bir kilise. Sanırım anlatmam gereken son yerdeyim şu an. Burası da Zeus tapınağı. M.Ö. 4. Yy gibi inşa edildiği düşünülen tapınak, tamamlanmasının ardından Labranda için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Dönemin Pers valisi Tanrı Zeus’a adamıştı burayı. Bu heybetli tapınak sayesinde Tanrı Zeus artık bu bölgenin de tanrısıydı. Ve sonunda Labranda’nın ünü giderek artacaktı.

Gerek Hristiyanlığın yayılması gerekse de yaşamın antik kentlerden yeni yapılanan kentlere kayması ile birlikte Anadolu’da sosyoekonomik durum hızlı bir şekilde değişiyordu. Bu değişimden Labranda da nasiplenecekti mutlaka. M.S. 4.yy’da çevrede çıkan bir yangınla oldukça hasar görüyor Labranda. Belki çevre kentler için eskisi kadar önemli olsaydı tekrar ayağa kaldırılabilirdi fakat onların kendine bakacak hali yok iken bir de Labranda’nın tekrar ayağa kalkması için çaba gösterememiş olsalar gerek. Son yaşamın da M.S. 13.yy’da olduğu bildiğim Labranda’dan ayrılma zamanı. Yoksa bu soğukta ellerimi kaybedeceğim ya da yanımdan geçen kendini yarış pilotu sanan kamyonculardan dolayı canımdan olacağım.

Sağlıcakla kalın.

*

Görsel 1.1, 1, 3, 4, 5 – Burak Karaoğlu

Görsel 2 – Labranda Kazı Ekibi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s