Ana Tanrıça Adına İnşa Edilen Şarap Kenti

Aydın’daki ailemin yanından ayrılıp İzmir’deki bir arkadaşımın yanına gideceğim bir gündü. Sıcaklık 40 derecenin üzerinde olacak ki, yanıma yedek tişört almıştım. Bu konunun nereye varacağını düşünüyor olabilirsiniz. Açıkçası ben de bilmiyorum. O zaman haydi İzmir Torbalı’daki Metropolis Antik Kenti’ne gidelim.

Görsel: Burak Karaoğlu
Görsel: Burak Karaoğlu

Yıllardır geçtiğim Aydın-İzmir otobanında yeni yeni yerleştirilmeye başlayan “Metropolis” yazan kahverengi tabelaları fark ediyorum. Tabii ki direksiyonumu oraya kırıyorum. Ören yerine yaklaşırken uzaklarda dağa doğru tırmandığını görüyorum ve daha gitmeden fazlasıyla yorulacağıma dair olan korkum canımı yakmaya başlıyor. Metropolis Antik Kenti’ne girişler ücretsiz, önündeki otoparka da rahatça aracınızı koyup, gezebiliyorsunuz.

Burada ilk kazılar 1970’lerde başlamış. Bu kazılar uzun bir süre yüzey araştırması olarak sürmüş ve sonunda 1980’lerin sonunda arkeolojik kazılar başlayabilmiş. Efes Antik Kenti’nin bu kadar yakınında olmasına rağmen bu zamana kadar keşfedilememiş olması bir hayli ilginç. Bu kentin adı ana tanrıçadan geliyor. Metropolis, “Ana tanrıçaya ait kent” demek imiş. Ana tanrıça inancının Efes Antik Kenti’nde de fazlasıyla yaygın olduğunu da hatırlayacak olursak buna şaşırmıyoruz. İlk kazılar henüz 50 sene önce başlamış dedim. Peki ilk yerleşimler ne zaman başlamış sizce? Bu bölgedeki ilk insan yerleşimi için 3000 yıl kadar geriye gitmemiz gerekiyor. Erken Tunç Çağı dediğimiz zamanlardan kalan birçok alet bulunması, buradaki yerleşimin en geç o dönemlere kadar uzandığını anlatıyor bizlere. Hem ören yerine giderken, hem de tepesinden aşağıya bakarken Küçük Menderes havzasına ne kadar hakim olduğunu anlıyor ve buraya kent kuran antik çağdaki insanları haklı buluyorsunuz. O zaman şimdi antik kentin içinde biraz gezinip sizlere tepeye kadar nasıl çıkıldığını göstereyim.

İlk olarak ören yeri girişinin sağ tarafına giden yola doğru yürüyorum. Burası düz bir yol olduğu için önce burayı görmek istiyorum tabii ki. Burası Roma hamamı. Buradaki yapılar kentin aşağısında yer alıyorlar. Hem muhtemelen daha geçmiş zamanlardan kalmalar, hem de en son buluntular arasındalar. Bu hamamda kazılar halen devam ettiği için üzeri koruma amacıyla kapatılmış. Görmek ve gezmek henüz çok bir şey anlatmıyor bizlere fakat basitçe eski roma hamamları gibi sıcak odalar, basamaklı ara geçişli havuzlar ve fiziksel sporlar için ayrılmış alanları olduğunu biliyoruz.

Görsel: Burak Karaoğlu

Şimdi biraz tırmanma zamanı geldi. Öncelikle yol üzerinde tiyatrosunu görüyoruz. Belediyenin oyun parkı gibi durduğuna bakmayın, burası bir antik tiyatro. Felaket restorasyonu ve sürekli etkinliklerde kullanılmasından dolayı burayı çok anlatamayacağım. Şu an gördüğümüz şey 2500 sene önce Metropolis’te yapılan tiyatro mu, yoksa iş bilmezlerin yeniden inşa ettiği bir yer mi bunu bile bilemiyorum. Bu yüzden geçelim burayı sayın okurlar.

Sırada inanılmaz bir yokuş çıkacağız. Dağ keçisi değilim, askerliğimi de komando olarak yapmadım. O halde benim yıllar sonra çocuklarıma anlatacağım anılarım arasında bu dağı tırmanmam olacak. Temmuz ayının yakıcı sıcağında üzerimdeki tişörtün şeffaflaşacağı kadar terlemiş bir şekilde akropolise çıkıyorum. Çıkarken elimde telefonum açık ve ses kaydım hazırdı. Ses kaydında “Ben Burak, Torbalı’da Metropolis Antik Kenti’nde akropolis yoluna tırmanıyorum. Çabuk buraya ilk yardım ekiplerini yollayın” gibi bir kayıt hazırlamıştım. Bir şey olduğu takdirde arkadaşlarıma göndermek için. “Aman be Burak, ne abarttın” diyorsanız sizleri Metropolis Antik Kenti arka çıkışında bekliyor olacağım 🙂

Görsel: Burak Karaoğlu

Sonunda Akropolis’teyiz. Savunması kolay, saldırması zor bir yer gerekirse bir kentte yüksek bir yere ihtiyacınız olduğunu düşünebiliriz ilk başta. Tam olarak böyle bir ihtiyacın karşılığı olarak kent yavaş yavaş daha yükseğe taşınmış. Burada Bizans dönemi örülen surlar, nekropoller, sarnıç, tapınaklar ve daha birçok mimari yapı bulunuyor. Aslında günümüze ulaşan yapıların çoğu da burada yer alıyor. Sanırım daha yakın tarihli oldukları için.

Görsel: Burak Karaoğlu

Akropolis’ten yavaşça aşağıya inmeye başlıyoruz. Önce kemerli giriş kapısına odunlarla destek yapılmış bir kale görüyorum. Burası işte bahsettiğim Bizans surlarının kalıntısı. Fakat bir ayrıntı vermem gerekiyor. “İş bilmez” bir Bizanslı diyelim şimdi anlatacağım insanlara, çünkü hemen arkasında yer alan bouleuterion yani meclis binasını ortadan ikiye yaran bir sur olmuş. Sanırım kültür miraslarına ilgi, o zamanlar da bugün olduğu gibiymiş. Kapıdan çıkmadan kenarda önemli gibi duran bir taş görüyorum. Taş dediysem üzerinde yazılar yazan bir yazıt gibi bir taş. Üzerine gelip ellerimle dokunduğum zaman farklı hisler uyanıyor içimde. Belki de binlerce yıl önce yazılan bir yazıya dokunuyorum. Hemen yanında yazan tabeladan öğreniyorum ki, halkın General Apollonius’un oğlu Demetrius anısına diktiği bir onur anıtıymış. Şimdi kapıdan çıkıp yarım bir meclis binası görmeye gidiyorum. M.Ö. 2. yy.’a tarihleniyor burası. 16.0×17.7 boyutları ile neredeyse kare şeklinde görünüyor dışarıdan. Dor düzeninde yapılmış binanın üzerine inşa edilen sur taşlarının içerisinden de çok fazla heykel çıkarmışlar. 13. yy.’da sur yapılana dek de burası meclis binası olarak kullanılmış olmalı. 400 kişilik kapasitesi, bir meclis binasının sahip olabileceği belki de en yüksek kapasitelerden biriydi. Ülkedeki demokrasinin ne kadar gelişmiş olduğunu da gelin siz düşünün. Bugünlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bile daha birkaç sene önce 400 milletvekili sayısını geçtik. Hayır hayır vazgeçtim, vekil sayısı tabii ki de gelişmişliği simgelemiyor.

Görsel: Burak Karaoğlu

Meclis binasından çıkıp hemen yanındaki Stoa’ya gidiyorum. Bizlerin dışarıdan bakıp ne olduğunu anlayabileceğimiz çok bir şey kalmasa da, yanındaki bilgilendirme panosundan buranın stoa olduğunu öğrendik. Öncelikle harika bir manzarası vardı buranın. İnsanların gerek dinlendiği, gerek dini zorunlulukları yerine getireceği, gerekse de sosyalleşeceği bir yer olmuş tarih boyunca. Meclis binasında olduğu gibi, stoa’yı da yerle bir eden hareket deprem ile yeryüzünden değil de Bizanslılardan gelmiş. Yapılan sur buranın da kullanılamamasına sebep olmuş.

Şimdi geldik kentin en güzel yerine. Genelde antik kentleri gezerken “Hamam” yazan tabelalara baktığımızda sıradan yapılar gibi dururlar çünkü günümüze kadar çok iyi bir şekilde gelememişlerdir. Çok azında Metropolis’teki gibi her ayrıntısı ortadadır. Roma hamamları sadece insanların yıkandığı yerler değil sosyalleştiği alanlarmış. Burada da tüm Roma hamamlarındaki gibi girişte bir sıcak oda, ılık oda, ve ilerledikte soğuk oda bulunuyor. Bunlar insanların sağlığını korumak için düşünülmüş. Buluntularda görülemese de yazıtlardan okunan 2 farklı odası varmış Metropolis hamamının: masaj odası ve ön giriş salonu. Görselde göreceğiniz gibi aşağıda dolaşan boruların içinden akan sıcak hava içeriyi ısıtıyormuş. İçerisinde bir de Gymnaisum bulunduran bu yapı adeta bir spor ve sosyalleşme kompleksiymiş.

Görsel: Burak Karaoğlu

Metropolis’te göreceğimiz son mimari yapı Atriumlu ev. Ortasında bir avlu ve havuz bulunan 18×18 m’lik boyutlarda birbirine çok benzeyen evler bulunmuş. Bunlar kentin ileri gelenlerinin evleri olmalı çünkü içerisi de eşsiz mozaikler ile çevrilmiş.

M.Ö. 2. yy.’da Pergamon Krallığı’na ait iken, oldukça ilerleyen ve kısa süreliğine önemli bir güç olan kenti ufak ufak terk edeyim. Eski İzmir (Smyrna)’ya giderken stratejik bir noktada imiş burası. Strabon’a göre ünlü bir şarap merkezi olan Metropolis’ten çıkıp bir kadeh şarap içmeye davet ediyorum sizleri. Metropolis isminden söylene söylene bugünkü halini alan Torbalı ilçesinde güzel bir şarapçı var mı bilmiyorum fakat Efes’e giderken yol kenarı harika yerler var. Ben oturuyorum o zaman, haydi sizi de beklerim.

Ana Tanrıça Adına İnşa Edilen Şarap Kenti” üzerine bir yorum

  1. Anadolu’da Ana Tanrıça inancına şaşırmıyoruz tabi. Çok güzel bir yazı olmuş. Gidilecek yerler listesine alındı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s