Öylece Ortalığa Bırakılmış

Aydın’da olağan bir antik harabe arama günümdeydim. Afrodisias’tan çıkmış, az bilinen hatta belki hiç bilinmeyen bir antik kalıntı arayışındayken, dillere destan pidesinden yemek için Yenipazar ilçesine giderken yol üzerinde bir kahverengi tabela gördüm. Üzerinde “Orthosia” yazan tabelayı takip ettim.

Donduran Köyü’ne o gün sis inmişti ve köyün sokakları çok ıssızdı. Aracımın kenarlara sürtmeden ancak geçebildiği evlerin arasından tepedeki antik kente ulaşmaya çalışıyordum. Burada terk edilmiş bir kent buldum. Antik kentten alınan taş parçalarıyla yapılmış köy evleri ve hatta inanmazsınız tamamı antik kent kalıntıları olan birkaç eve de çirkin beyaz pimapenler takılmış haldeydi. Bunların olmasına nasıl göz yumulabilirdi? Ya az ileride gizli gizli bir şeyler yapan definecilere?

Orthosia’da henüz hiç bilimsel kazı yapılmadığını öğreniyorum. 19. yy.’da birkaç yabancı ekip gelip kazı denemeleri yapmış olsa da, bu denemeler çok kısa sürmüş ve sistemli bir hale getirilememiş. Neredeyse 200 yıldır da definecilerin vurdukları hariç, arkeologlar tarafından bir kazma bile vurulmamış buraya.

Ortada kapsamlı bilimsel bir kazı ve sonucunda ortaya çıkan gerçekler olmadığı için burası ile ilgili bilgileri ancak başka kentlerden ve kitabelerden öğrenebiliyoruz. Poybos, Pilinius, Ptalemaios ve dünyanın ilk coğrafyacısı olan Strabon buradan sıkça bahsetmiş. Orthosia, konumunun da şaşırtmayacağı şekilde önceleri bir İyon kentiymiş. Roma döneminde Alabanda’ya, Bizans döneminde de Karia medeniyetine bağlanmış. Tahminlere göre de orta çağ yakınlarında kenti yerle bir eden salgın hastalık tarafından kentte yaşayanları çoğu yaşamını yitirmiş, hayatta kalanlar da şimdiki Yenipazar ilçesinin ilk yerleşimlerini oluşturmuş.

Adını Helence’deki “Doğru, dürüst” anlamına gelen Orthos sözcüğünden alan bu kent günümüze ulaşmış değil. Fakat ulaşan birkaç şeyi de var tabii ki. Aydın Arkeoloji Müzesi’nde tam ortada sergilenen Orthosia mozaikleri belki de bunların en değerlisi. Şimdiki yerleşim yerinin adı olan Donduran Köyü’nde bir köy evinin bahçesinde bulunmuş mozaik. 20×4 metre ölçüsüyle zaten müzede görenler devasalığını anlayacaklardır. Mozaik’te kuğu şeklindeki Zeus ve Leda, giyimli bir Athena figürü, Herakles, Pan ve gladyatör dövüşleri yer alıyor. Taban mozaiği olduğu sonradan anlaşılan mozaik o kadar kaliteli yapılmış ki, Roma döneminden önce yapılmış olma ihtimali yok. Tarihlendirme metotlarının da MS. 2. yy.’a tarihlemesinin ardından, basit bir varsayımla o yıllarda Orthosia’nın Roma hakimiyetinde olduğunu çıkarabilirdik.

Mozaik dışında günümüze ulaşan ya da ulaşmayı bekleyen yapılar da var. Kemerli yapısıyla birlikte toprağın altında olan tiyatrosu, propylon denilen bir giriş kapısı, orta çağ kalesi ve birçok antik dönem evinin orada bulunduğunu biliyoruz. Fakat başlarına bir şey geldi mi ve günümüze ulaşacaklar mı? Bunları bilmiyoruz.

Sonuncusu 2013’te olmak üzere bölge yazın oldukça sık yanmakta. Hem bölgenin deprem bölgesi olduğunu, hem de yangınlarını düşünürsek, zaten 200 yıldır kazı yapılmıyorken ortaya çıkarılan az miktardaki kalıntının ayakta kalması da beklenemez. Son okuduğum haber 9 Şubat 2021’de kazıların başlayacağı yönündeydi. Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü de Orthosia’yı kazı takvimine eklemiş ve çalışmalar başlamış. En azından ölmeden Orthosia’nın birkaç yapısını görmek dileğiyle… Biliyorum bu zor bir dilek.

*

Fotoğraflar: Burak KARAOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s