Balıklar, Kurbağalar ve Kaplumbağalar

Google Earth bu işlere başladığımdan beri en sık kullandığım uygulama olabilir. Bu işlerden kastımı da sanatı “sanat sepet” diye adlandıranlar gibi “antik kent falan işte” diye anlatabiliriz herhalde. Hani Çin Seddi için “uzaydan bile görülebiliyor” yalanı söyleniyor ya, tam olarak şimdi gideceğimiz antik kenti uzaydan gördüm. Uzaydan dediysem Google Earth tabii ki. Rastgele dolaşırken bile oralarda bir antik harabe kalıntıları olduğunu görecek kadar seçiciyim, burayı merak edip 5 dakikalık bir düşünmenin ardından hemen yola koyulacak kadar da seviyorum antik kentleri.

En son bu bölgeye geldiğimde Notion’da bir yaşam belirtisi aramıştım. Hazır gitmişken insansız hava aracımla belki oralarda da bir şeyler görürüm ümidiyle yola koyuldum. Yaz sezonunun bitişiyle beraber tüm sayfiye yerlerinde yollarda tadilatlar görülür. Selçuk’tan sapağa saptıktan hemen sonra yol çalışmaları ve asfalt kokuları burnuma bir koku şöleni yaşattı. Nihayet tam zamanında Ahmetbeyli’ye ulaştım ve Klaros yazan kahverengi tabelayı gördüm.

Klaros’un bir kehanet merkezi olduğunu öğrendim. Sanki bu terimi Apollon Tapınağı’ndan da hatırlıyordum. Milet Antik Kenti’ne bir kutsal yol ile bağlı olan bilicilik merkezi Didyma’daki Apollon Tapınağı. O halde Klaros’un da etrafında kutsal yol ile bağlı olduğu bir ana kent olmalı dedim ve cevabımı hemen aldım, Notion ve Kolophon’a bağlıydı haliyle.

Buraya girdiğim anda şok eden bir durum karşıladı beni. Kentin içinin su dolu olduğu ve bu suların içerisinde yüzen koca koca balıkları gördüm ve şaşkınlığımı gizleyemedim. Bu suyun antik dönemlerden kalan kutsal su olduğu da söyleniyormuş. Gördüğüm ilk manzara bile birazdan neler göreceğimin kanıtı gibiydi sanki.

Klaros ismi Anadolu’nun en eski dillerinden biri olan Luwi dilinden geliyormuş. Luwice’de kıyı veya iskele demek imiş Klaros. İçi su dolu olan bir kente gelince bu isme hiç de şaşırmıyorsunuz. Tabii bir de içerisinde bulunduğu ova alüvyonlar ile dolmadan önce hemen yanı başında olası bir iskelesi ve 2 km ileride de Notion’da bir limanı vardı. Kolophon Antik Kentine 13 km uzaklıkta oluşu da yakın ilişkiler kurulduğunun ispatıydı.

Şimdi biraz kenti gezelim bakalım. Klaros’u Notion’a bağlayan kutsal yoldan az önce bahsettim. Bu kutsal yolun bir kısmı kazılmış ve bir kısmında da kazılar devam ediyor. Kutsal yol kazıları ilerledikçe anlaşılıyor ki farklı dönemlerde üst üste 2 farklı kutsal yol yapılmış. İlk yapılan kutsal yol 4 m genişliğinde olup, M.Ö. 6. yüzyıla kadar kullanılmış. İkinci yapılan kutsal yol ise 4.2 m genişliğinde olup, M.Ö. 4. yüzyıla kadar kullanılmış. 40 metresi açığa çıkarılan kutsal yolun etrafında da heykeller olduğu görülmüş.

Bu kent alışılagelmiş antik kentlerden biraz farklı. Burası bir ruhani kent olduğu için bugüne kadar pek de görmediğimiz mimari yapılar da içeriyor. Bunlardan ilki Sextus Appauleius Onur Anıtı. İmparator Augustus’un yeğeni olan Sextus, Klaros’a vali olarak atanmış. Herhalde halk kendisini çok sevmiş olacak ki, Korint düzeninde bir sütun dikip tepesine de Sextus’un heykelini koymuşlar. M.Ö. 28 yılına tarihlenen bu sütunun üzerinde bir de teşekkür yazısı yazıyor.

Kolophon’un tanınmış ailelerinden birinden olan Polemaios adına yapılan İyon başlıklı Onur Anıtı’nda sıra. M.Ö. 2. yüzyıl gibi yapıldığı düşünülen bu yapıt, kutsal yolun hemen yanında yer alıyordu. Polemaios, Apollon Klarios Tapınağı’nın rahipliğini yapmanın yanı sıra beş yılda bir kutlanan Klaria Bayramı’nın tüm masraflarını da üstlenirmiş.

Gelelim Menippos Onur Anıtı’na. 9 metre 10 santim boyundaki devasa sütun Klaros’un önemli bir yöneticisine ait olmalı. Kolophonlu Menippos’a adanmış. M.Ö. 100 civarı dikildiği düşünülüyor ve bu sütun da bir iyon sütunu biçiminde yapılmış. Menippos askeri bir yöneticiymiş ve birazdan gideceğimiz Apollon Klarios Tapınağı’nın yapımına da bağışlarıyla destek olmuş.

Kentin içindeki kutsal suyu görünce sizler de şaşıracaksınız. Özellikle de bu suyun ve kentin kuruluş mitini dinledikten sonra. Kente, Akha kökenli göçmenlerin ardından, Yunanistan’ın Thebai kentinden sürülen bir grup Thebaili göçmen de gelmiş. Kolophon’a gelen göçmenler arasında, Apollon rahibi Teiresias’ın kızı Manto da varmış. Rhakios’la evlenen Manto, Delphoi Apollon’unun emri ile Apollon Klarios Bilicilik Merkezi’ni kurmuş. Bazı antik dönem yazarlarına göre, Klaros’taki kutsal kaynak, ülkesinden sürülen Manto’nun gözyaşlarından oluşmuş. İnsanlığın ilgisini her zaman çekmiş olan kehanet kavramının önemli merkezlerinden Klaros’a yüzlerce yıl önce, dünyanın dört bir yanından gelenler varmış. İnanışa göre kenti kuran Manto’nun gözyaşlarından oluştuğuna inanılan kutsal suyu içen kahinler tanrı ile iletişime geçiyorlardmış.

Benim için en ilginç hikayelerden birini yazımın sonlarına bırakmanın tedirginliği ile anlatmaya başlıyorum. Burası ile ilgili yaptığım okumalarda kentin bulunuş hikayesini öğrendiğimde hem güldüm, hem de şaşırdım. Kolophon’u keşfeden Alman arkeologlar yakınlarında Klaros isimli bir kehanet merkezi olduğunu biliyorlarmış fakat bir türlü yerini tespit edemiyorlarmış. 1900’lü yılların başında bir köylünün tarım arazisinde bir şeyler ters gitmeye başlamış. Sapanı sürekli bir taşa takılıyor ve bir türlü ilerleyemiyormuş. Bu taşın çok kuvvetli olduğunu ve asla yerinden oynatamadığını gören köylülerin serzenişleri Alman arkeologlara kadar gitmiş olacak ki gelip tarlada inceleme yapmışlar ve Apollon Klarious Tapınağı’na ait sütunları bulmuşlar. Madem bu tapınaktan bu kadar bahsettik, haydi gelin birlikte orayı görmeye gidelim.

6×11 sütunlu Dor biçiminde yapılmış bir tapınak Apollon Klarios. M.Ö. 2. yüzyılda inşaatı tamamlanan tapınakta Leto, Apollon ve Artemis gibi çok bilinen mitolojik karakterlerin heykelleri de mevcut. Tapınağın önünde100 adet hayvan bağlama bloğu ve 9×18 boyutlarında bir sunak var. Tapınağın önündeki odaya sadece rahip gibi kutsal görevliler girebiliyorken, arkasındaki odada dini ritüeller gerçekleşiyormuş.  Anadolu’daki birçok tapınak gibi Apollon Klarious Tapınağı da tamamlanamamış. Bunu tamamlanmayan 16 sütunundan anlıyoruz. Ön bölümde bulunan 14 sütunun bilerek ve isteyerek o dönemlerde yıkıldığının anlaşılmasıyla kentin terkedilme hikayesi de ortaya çıkıyor. M.S. 4. yüzyılda Hristiyanlığın Anadolu’da yayılmasının ardından belki de Apollon gibi başka tanrılara adanan bu tapınak yıkılmış ve kent de terkedilmiştir.

Genelde müzelerde görmeye alışık olduğumuz bir aksesuar ile karşılaştım Klaros’ta yürürken. Bahsettiğim aksesuar bir güneş saati. Güneş saatinin tarihi M.Ö. 1500’lere kadar gidiyor. Akıllı Romalılar, üzerinde bulunan ince telin, yarım daire oyuklu saatin üzerinde bıraktığı gölgeye göre saati öğrenip, belki de hayatlarındaki ilk planları da bu sayede yapmışlar.

Burası alıştığımız bir antik kent değil demiştim. Hatta arttırıyorum, burası bir antik kent de değil. Kent olmadığından, uzaklardan buraya tapınmak için gelenlerin konaklaması için bir yapı ihtiyacı olacaktı. Katagogeion denilen yapılar da tam olarak bunun için yapılmış. İçerisinde mutfak, hamam gibi ihtiyaçları karşılayan odalar da olan bir çeşit otel de diyebiliriz. Konaklamanın ücrete tabi olmasına şaşırmazsınız ama muhtemelen o günlerde bile randevuyla burada kalınmak zorunda oluşuna şaşırabilirsiniz. İçeriden çıkan yazıtlarda randevular ile ilgili bilgiler elde edilmiş. Belki din üzerinden para kazanmanın antik bir yoluydu bu, bilemeyiz, ama her gelen misafirin kendi kentinden 7 kadın 7 erkekten oluşan bir koroyla gelmesi de koşullardan biriymiş. Oldukça kalabalık olarak geldikleri Klaros’tan, güzel güzel paraları bırakıp günümüz Hac ziyaretleri gibi silkelenip dönüyorlardı muhtemelen.

Klaros’u terk etmeden önce açık hava müzesi gibi tasarlanmış, ağaçların altında sıralanan heykellerin yanına gittim. İzmirli Homeros’un, Tanrı Apollon’un ve birçok karakterin heykellerinin üzerine başları oturtulmuş ve çok güzel ifade edilen bilgilendirme panoları ile donatılmış bir köşe.

Buraya kavurucu yaz sıcakları yerine bahar aylarında gelmenizi tavsiye ederim. Kutsal suyu ve balıkları daha net görebilmek için. Sağlıcakla…

*

Görseller: Burak KARAOĞLU

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s