Netflix Sohbeti: Aşk 101 ve Valeria

Bayadır kapalı olan Netflix üyeliğimi iki ay önce yeniden aktif ettim. Bunun iki sebebi var: (lütfen okurken herkesin guilty pleasureları olduğunu unutmadan okuyun) Aşk 101 ve Valeria.

Evet, lise dizisi gördüm mü izlemek zorundayım. İlk sezonu izlerken de, sürekli saçmalıklarını konuşsak da, farklı bir proje olduğunu kabul ederek izlemiştik. Hani şu laboratuar sahnesi falan. Ya da su altı. Böyle şeyler.

Ama demek ki bu da yetmiyor. Gelmiş geçmiş en kötü dizi sezonuna Aşk 101 2. Sezonunu aday gösteriyorum. Şimdi bunu iki kişi oturup kayda alarak konuşsaydık güzel tıklanırdık. Duyduğum kadarıyla herkes Youtube’da gömmüş.

Senaryo saçma, her şey kopuk, sürekli verdiğimiz tepki “Ne alaka?”. Sanırım tek güzel yanı Eda’nın binbir çeşit Adidas üstleriydi. Bunun için iki ay daha Netflix kullandığıma inanamıyorum (Netflix’e acayip sinir oluyorum).

Biliyorum, hafta sonu bir arkadaşım da hatırlattı, bunları kaçak da izleyebilirim (böyle mi deniyordu?) ama mümkün oldukça yapmamaya çalıştığım bir şey. Ve de yapmamanızı önereceğim.

İkinci fiyasko Valeria. Bunu bana yayıncılıkla ilgili dizi-filmler başlığı altında önerdiler. Sex and the City uyarlaması gibi, dendi ama buna uyarlaması değil de özentisi demek daha uygun olur (ayrıca SATC konuşuruz). Hadi, dedim bir heves. Bu ara sektörle yakından ilgileniyorum. Ama komple hayal kırıklığı. Valeria’nın iki bileşeni var: Aşırı yapay cinsellik ve hazır mısınız? Ikea. Bütün dekorları Ikea’dan temin etmişler, hepsini tanıyorum, birçoğunu da evimden hatta. Araya birkaç yayıncıdan ret yeme sahnesi serpiştirmişler. Gerisi kafası karışık bir kadın (bu da yetti artık ya neyse) ve onun nedenlerini anlamadığımız gelgitleriyle ancak sürebilen ilişkileri. Gelgitler olmasa da o da kalmayacak. Yapay cinselliğe de gelirsek, tamamen gerçekten uzak, üzerinde fazla oynanmış, sanki mitolojiden sahnelermişçesine tanrı ve tanrıçaları birbirinin üzerinden indirmemeye dayalı bir senaryo. ‘Sex sells’in henüz keşfedildiği günlerdeymişiz gibi bir yapım. Çok gereksiz yapım. Vakit kaybı. Yer yer sinir bozukluğu.

Bu kadar söylenip sonra ne yaptım? İki gün önce, bir ay daha ödemeyeyim diye inaktif hale getirmem gereken üyeliğe bir ay daha şans verdim çünkü o arada How I Met Your Mother’ı baştan aldım ve bir gün anasayfada da The Dig’in fragmanı geçti ve çok ilgimi çekti vee listeye attım. Bu ay bunları da halledip üyeliği yeniden sonlandırmak şu anki planım. Sonra Blutv (buna da geleceğiz) ve Prime’dan devam.

Sonraki karalamada görüşmek üzere,

B.

*

PS. Bu bir karalama değil.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s