Hayalet Antik Kent – Bu Şehirde Hiçbir Şey Yok

Efes Antik Kenti’nden çıkıp sahile doğru yola koyulmuştum. Pamucak plajını geçtikten sonra İzmir’in Seferihisar ilçesine doğru sahil yolundan devam ettim. Klaros, Kolophon ve Notion yazan kahverengi tabelaları görünce durdum ve bunlardan ilkine girme kararı aldım. Seçtiğim bu şanslı tabela Notion Antik Kenti’ni gösteriyordu.

GPS yardımı ile kenti arama çalışmalarım bir hayli sürdü. Fakat bir türlü antik kente benzeyen bir şey bulamıyor, merakım ve bununla paralel sıcakta bu kadar dolaştığım için sinirim de artıyordu. Sonra köşedeki bir köy evinin bahçesinde sit alanlarında bulunan bilgilendirici tabelalardan birini gördüm. Gördüm ama okuyamadım, zira üzerindeki yazılar ve haritalar okunamayacak duruma gelecek kadar bakımsız bırakılmış. O okunmayan tabeladan okuyabildiklerimi ve internetten yaptığım okumaları paylaşacağım sizlerle. Belki ileride bir insansız hava aracı yardımı ile daha iyi görüntüleyebilir ve sizlere mimari ayrıntıları ve yapıları ile ilgili daha ayrıntılı bilgiler verebilirim.

Efes Antik Kenti’nin önceden denize sıfır bir kent olduğunu önceki yazılarımı okuyanlar iyi biliyor. Notion Antik Kenti’nin tepesinden Efes Limanı manzarası harika olsa gerek. Deniz manzarası o kadar güzel ki, bu kadar güzelini Assos Antik Kenti’nde görmüş ve “Burada yaşayanlar keyiflerine düşkün insanlar olmalı.” demiştim.

En başta bahsettiğim Kolopohon, Klaros ve Notion’un kaderleri birlikte yazılmış diyebiliriz. Notion uzun yıllar kıyıdaki Kolophon ya da güneydeki Kolophon olarak adlandırılmış. M.Ö. 3. yüzyılda Notion ile Kolophon bir anlaşma imzalamış. Bu anlaşma ile hem iki kentin halkı arasında bir ortak vatandaşlık varsayılmış, hem de denize kıyısı olmayan Kolophon kenti, Notion’un limanını kullanabilecekmiş.

Notion, denizlerin kullanım hakları ile ilgili bir birlik olan Attika-Delos Birliği üyesiymiş. Denize kıyısı olan birçok komşu kent gibi. Buradan da deniz ile ilişkisinin bir hayli fazla olduğunu düşünebiliriz. Kentten elde ettiğimiz çok fazla veri olmadığı için bu ve buna benzer şeylerden kentin büyüklüğü ile ilgili çıkarımlar yapmaya çalışıyoruz sizlerle beraber. Mesela bunlardan biri Notion’da hiç sikke basılmaması. Notion’un hiç para basmaması ya kentin küçüklüğü ile ya da sıkı sıkıya bağlı olduğu Kolopohon’un çok etkisinde kalıp onların parasını kullanmasıyla ilişkili olmalı.

Şimdi kentin bakımsızlığına gelelim. Böyle bakımsız bırakılan ve kaderine teslim edilen antik kentleri ülkemizde görmeye alışığız. Fakat İzmir ve etrafında alışık değiliz. Çünkü genellikle ülkemizde arkeolojiye “turizm” olarak bakıldığı için Efes ve çevresine gelen turistleri ne kadar çok antik kente sokarsak o kadar para kazanırız diye baktıklarından, en ufak antik harabe bile ziyarete açılıp coğrafyamızın tarihinden para kazanmaya bakılıyor. İlk olarak 1921 yılında kazılmaya başlanan kentte kazılar 1985-1988 ve 1992-1996 yılları arasında kesintilerle birlikte sürmüş. Mimari bir yapıyı ortaya çıkarmak, gerekli koruma işlemlerini yapmak ve rekonstrüksiyon denilen yeniden inşa etme işini yapmanın onlarca yıl sürebileceğini tahmin edebilirsiniz. Notion’da maalesef hiç bu kadar uzun süre bir kazı yapılamadığı için ortaya bizlerin görebileceği bir görsel de çıkarılamamış.

Kentin sonunun gelmesinin nedeni ile ilgili oldukça fazla çalışma yapılmış fakat herhangi biri veriler ışığında açıklanıp kesinleştirilememiş. Bu okumalarda dikkatimi en çok çeken şey kentin bir anda terkedilmiş olma ihtimali. Kentlerin yok oluş hikayesinde eğer ortada gözle görülebilecek büyük yapıların bir kısmı gününüze ulaşmışsa buna zamanla terkedilmiş diyebilirken, böyle hiçbir kalıntısını yeryüzünde bırakmamış yakın dönem antik kentlerinde ise çok daha önceden bir anda terkedilmiş olması ve olduğu gibi üzerinin kapanması ihtimali güçlenir. Yakın dönem yazılarda da Notion ile ilgili çok bilgiye ulaşılamaması çağdaşı kentler gibi Orta Çağ ortalarına kadar yaşamın devam etmediği anlamına gelir.

Bölgenin şimdiki halini düşünecek olursak; her yaz yaşanan orman yangınları ve sürekli insanları hop oturup hop kaldıran depremleri belki de kentin sonunu getirmiş. Bu önerim doğru olmasa bile kentin günümüze ulaşmasına engel olmuş olabilir. Belki denizden gelen seller, belki yangınlar, belki de deprem, bunlardan biri ya da bir kombinasyonu bu kente oldukça zarar vermiş ve kenti keşfetmemizi zorlaştırmış.

Koca bir kent bile olsanız bir anda ortadan kaybolabiliyorsunuz ve hiç kimse sizi hatırlamıyor.

Sağlıcakla.

*

Görsel 1, 2 – Notion Kazı Çalışmaları Arşivi

Görsel 3, 4 – Burak Karaoğlu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s