Şehir

Betonarme, keşmekeş şehir fotoğraflarının sunduklarını tercih ediyorum. Kimsenin olmadığı ıssız doğa fotoğraflarında, yaşamın her anını kaplayan dinamizmi, heyecanı bulamıyorum. İçinde insanın olmadığı yer cazip gelmiyor. Nerede insanlar var, vızır vızır kalabalık, trafik gürültüsü, gün koşturmacası var; orası heyecan verici, orası yakın. Orası neşeli, orası tercih edilir… Ve yine orası acılı, sancılı ve daha çetrefilli.

Kendimi kalabalığın içinde dinleyebiliyorum en çok. Başka başka insanların, başka başka hayatlarının içinde, başka başka telaşlarının tam yanında… Bir akraba oturmasında, bir dost meclisinde, bir banka kuyruğunda… Bir resmi kuruluş çalışanının suratsız suratında. Yığınla insanın bir arada olduğu o yalnızlıkta kendime adım adım ilerleyebiliyorum. Her tarafım kalabalıkla çevriliyken bir olduğumu, tek ve biricik olduğumu, yalnız olduğumu fark ettiğim o minik anlarda, karşıma çıkıyor sahip olduklarım, neyin benim için önemli olduğu. Buradan ayrılınca nereye gitmek, kimleri görmek isteyeceğim… Sevdiklerim, tercih etmediklerim, canımı sıkanlar…

Denemiş kaybetmiş, yıkılmış dibe batmışlık, neyin hayatımda daha çok yer kapladığını, neyin üstünü binlerce katla kapladığım halde en temel yapıtaşım olarak karşımda parıl parıl parladığını gösteriyor bana.

Kayıplarım kalabalığın içinde suratımda havai fişekler patlatıyor bir yandan, gözlerim başkalarının yanında tutuyor yaşları içinde. Hıçkırıklarım boğazıma sıralanıyor. Ama yine o kalabalık dağıtıyor keçilerimi. Unutturuyor amansız mücadelemi.

Doğada var olan huzur ve dinginlik şehir koşturmacasında, kaosun içinde anlam kazanıyor bence. Her şeyin zıddı ile kaim olması gibi bu. Ama siyahı veya beyazı kendine daha yakın hissedebiliyorsun. Şehir rengi her ne ise kendi rengimi bulduğum yer olmalı.

Metro kuyruğu, otobüs durakları, hatta avm koridorları. İnsanların etkin ve hareket halinde olduğu o anları seviyorum. Geceleri uyumayan sokakları mesela. Sabahları işe giden insanlarla dolu caddeleri.

İnsanın varlığı hem en korkunç, hem de en güvenli geliyor. Sokakta yalnız yürürken yanına yanaşan bir arabadan tedirgin olup bir grup insanın yanına sokulmak da bundan. Tüm çelişki bizde aslında, içimizde.

Şehir kendimi bulduğum, kendimi duyduğum, kendime acıdığım, düşünce kendi elimden tutup kendimi kaldırdığım, her gün yeniden başlama fırsatı bulduğum yer. Gözlerim bugün açık. Bir başka gün kapalı da olabilir. İçim bugün ılık, bir başka zaman buz gibi de olabilir. Kalbim delik deşik, iyileşedebilir. Her günün yeni milyonlarca fırsat sunduğu yer. Şehir.

*

Fotoğraf: https://unsplash.com/@pgreen1983

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s