Gariban Kemal

Bir tas mercimek çorbası

Bir kuru ekmek

Bir de soğanı

Anası yapmıştı çorbasını

Bir dikişte bitirdi tasını

Anasına bakıyordu Kemal

Bir de Derya vardı küçük bacısı

Yoktu başka kimsesi, eşi dostu, akrabası

Babası yıllar önce bırakıp gitmişti

O bırakmadı anasını

Boyacı sandığı sırtında

Karış karış gezerdi şehri akşama kadar

Taştan çıkarırdı ekmek parasını

Pek hatırlamıyordu babasını

Ama yıllar boyu saklamıştı

Çocukken babasının ona aldığı

Kırmızı oyuncak arabasını

Belki böyle bir arabayla gelir

Oğlum, deyip sımsıkı sarılır diye hayaller kurardı

17 yaşındaydı

Delikanlı çağlarının başındaydı

Zor bitirmişti ilkokulu

Anasını hastalanınca liseyi bırakıp

Çalışmaya başlamıştı

Hem Derya’nın okul masrafı

Hem anacığının ilaç parası

17 yaşında bir delikanlı

Sırtında boyacı sandığı

Yüreğinde yokluğun yarası

Kaderi yüzü gibi boya karası

Sarma tütünü vardı

Yoktu paketli alacak parası

Her akşam dertlenince yanardı cigarası

Geçenlerde bir Alamancı dayı vardı müşterisi

O geldi aklına

Dayının hakiki deriydi kundurası

Boya bakalım delikanlı, dedi

Üstünde sarı ceket, başında fötr şapkası

Cebinden de çıkardı, paketli cigarası

Paketteki yazılara gözü kaydı Kemal’in

Yabancı bir dildeydi üstündeki yazısı

Dayı ecnebi misin sen?

Diye sordu Kemal

Konyalıyım aslında ama gurbetçiyim

Alamancıyım, dedi dayı

Boya bitti geldi hesap sırası

Dayı dedi üstümde yok Türk lirası

Al sana 10 avro Alaman parası

Bu sana eder bir değil on boya parası

Kemal’in belli oluyordu gözünün parıltısı

Vay be dayı, dedi

Ne değerliymiş bu Alaman parası

Öyle de yeğenim çekilmiyor gurbeti, sılası

Öyleyse dön dayı, dedi Kemal

Çekilmez gavurun tantanası

Kurulu düzenim var, dedi dayı

Yoksa cennet burası

Bereket versin dayı

Ben hep buralardayım

Ne zaman eskirse kunduranın boyası

O gün bozdurdu Alaman parasını Kemal

Bir dünya para etmişti

Bir kilo et aldı

Küçük kardeşine ve hasta anasına

Bir güzel ziyafet çekmişti

Geçen kurbandan beri hiç et yememişti

Onu da yan komşusu Semra teyze vermişti

Tek hayali vardı

O Alamancı dayının bir daha kundurasını boyamak

Onun verdiği Alaman parasıyla

Bir güzel karnını doyurmak

Hayali yaşı kadar küçük

Yüreği adaletsiz dünya kadar büyüktü

Bu Kemal’in hikayesi, gariban Kemal’in

Aldığı her nefes omzuna yüktü

Adaletin olmadığı şu kahpe dünyada

Ne yazık ki dertleri

Ömürlüktü…

Resul Ekrem PEHLİVANLI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s