En İyi Fırsat

Aslında bu sayıyı es geçebilecek nedenler bulabilirdim kendime, sevgili okur. İnsan her zaman kendini haklı ya da haksız, suçlu ya da suçsuz, yeterli ya da yetersiz bulabilecek kadar nedene sahiptir bence. Nereden baktığınla yakından alakalı kendini nasıl bulduğun. Mesela bana sorsan, şu ara kendime Fizan kadar uzaktan bakmayı isterdim. Oradan nasıl göründüğümü öğrendiğimde belki yolum daha belirginleşirdi. Ya da hiç yolumun olmaması, bilemiyorum.

Hayatı anlayacak kadar çok yaşadığımı sanmıyorum. Hiç kimsenin de o kadar uzun yaşayabileceğini… Yaşadığımız çerçeveden bakıyoruz hepimiz hayata. Bir arkadaş önceki yazılarımızdan birinde Hayata Bakan Pencerelerimizden bahsetmişti. Bakış açımızın önemini güzel vurgulamıştı esasen. Haklı olduğunu düşünmüştüm. Yine de şu an bildiğim tüm gerçeklerin çok ötesindeyim. Bu yazılanlar sana hitaben olmasaydı, kendimle dertleşmek isteseydim mesela 1 haftadır kendimi göremeyecek kadar kör olduğumu fark eder miydim, bilmiyorum. Kendime sadece daha da zorlaştırdığımı, kendime karşı acımasızlıklarımı. Yine de tek bir neden bulabilseydim, kendimi çoktan idam etmiştim. Hak etmediğimi falan düşünürdüm belki hiçbir şeyi. Ya da tam da bunların hepsini çok hak ettiğimi. Kendi yaralarını deşmek konusunda bir uzmanlık alanı geliştirebilecek kadar tecrübeliyim bu konuda. Yaralarımı her taraftan deşerim. İyileşip iyileşmediklerini öyle çok kontrol ederim ki aslında o kontrollerin yarayı tekrar büyütmekten başka bir işe yaramadığını fark edemem.

Hayatımızda olan çoğu şeyin bizimle hiç alakası yok. Hayatımızı bizim kontrol ettiğimizi sandığımız küçük tercihlerle yaşamamız, bizi böyle bir yanılgıya sürüklüyor. Öğlen ne yiyeceğini seçebilmek tüm seçimleri kendimizin yaptığını göstermez oysa! Bize sunulanlarla baş edememek de mazeret değil. Birilerini suçlamak konusunda bonkörlüğümden zaten söz etmiştim. İçinde bulunduğum kuyuyu nasıl da kendi ellerimle açtığımı görüyor musun? Suçluyu tespit edersem sanki bir şey değişecekmiş gibi davranıyorum. Durmadan her yandan zorluyorum. Olmuyor. Olmadığını görüyorum. Olmayacağını da biliyordum zaten.

Olan şeyleri dışarıdan takip edebilme fırsatım olsaydı belki büyük büyük tecrübelerim olmuş olurdu. N’apardım onlarla hiç bilmiyorum. Şimdi bulunduğum yerde sıfır noktasından hiç ilerlememiş olmayı umuyorum. Sıfırdan daha kötü olunabilir mi?

Varlığım, sanki sadece insanların teselli yöntemlerini geliştirmeleri için iyi bir fırsat.

*

Bağlantılı link: https://dilemmadergi.com/2020/10/15/hayata-bakan-pencerelerimiz/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s