Film İncelemesi – Ahlat Ağacı

Nuri Bilge Ceylan filmlerinden biridir. Birkaç filmini izledim ve onlar da beni etkiledi. Ama en çok etkileyen Ahlat Ağacı filmi oldu. Senaryosunu Nuri Bilge Ceylan, eşi Ebru Ceylan ve Akın Aksu birlikte yazmışlardır. Yönetmen koltuğunda tahmin ettiğiniz üzere Nuri Bilge Ceylan yer almaktadır.

Çok fazla ipucu (spoiler) vermemek için her sahnesini ayrı ayrı anlatmayacağım. Bana Türkiye’yi anlatan bir belgesel sorsalar bu filmi öneririm. Filmi bitirdikten sonra belgesel izlemiş gibi hissettim. Sanki bize ayna tutulmuş ve aynada bize bakıyormuşum gibiydi. Her sahnesinde kayboldum ve birazcık kendimi, birazcık etrafımdaki insanları gördüm. Başrolde olan Doğu Demirkol’un canlandırdığı Sinan’a kendimi çok yakın hissettim.

Öğretmen olan Sinan’ın içsel yolculuğuna şahit oluyoruz. Sinan herkesle kolay anlaşan bir insan değildir. Karşıdaki insanı zorlayan ve sürekli başka bakış açısı koyan biridir. Üniversiteyi bitirdikten sonra ailesiyle beraber yaşamaya başlamıştır. Babası da öğretmendir. Ama babası birçok şeyi kaybetmiştir. Parasını, itibarını, saygınlığını… Sinan babasını gördükçe onun gibi olmayacağını söylemektedir. Bir kitap çıkarmak istemektedir. Onun adını bile belirlemiş ve Ahlat Ağacı olacağını söylemiştir. Film bu noktada başlamaktadır. Uzun uzun anlatmak isterim ama izleyince daha anlamlı olacağını düşünüyorum.

Filmde birden fazla tartışma yer almaktadır. Tartışma derken, filmdeki karakterler düşüncelerini ve içinde yaşadıkları çelişkileri anlatmaktadır. Bu tartışmalarda bizim yaşadığımız ,yaşamasak bile mutlaka şahit olduğumuz konuşmalar geçmektedir. Sinan her seferinde babasına içten içe kızmakta ve onu anlamakta zorlanmaktadır. Sinan’ın yazarla, imamla ve arkadaşıyla konuşmalarında hep sorgulama vardır. Bu konuşmalarda genellikle insanların hemen kabul ettikleri, üzerinde düşünmek istemedikleri konular üzerine durulmuştur.

Sinan bu içsel yolculukta yorulmuştur. Son sahnesi babasıyla olan konuşması vardır. Sinan’ın önünde iki seçenek vardır. Ya kendisinden vazgeçecek, ya da herkesle her şeyle barışık olacaktır. Hayatımızda bazı sahneler vardır. Bir dönüm noktası olur. Ama illa ki somut bir şeyleri kaybetmek değildir bu sahneler. Yani para ya da birinin ölümü değildir. Bazen sürekli sorguladığın, düşündüğün şeylerin bir anda çözülmesi yaşanır. Bu çözülmeyi çözmek olarak düşünmeyin lütfen. Sadece bazı düzenlerin yanlış olduğunu ve ipin düğümünün yanlış yerde atıldığını görürüz. Bir rahatlama yaşamasak da anlamlandırmaya başlarız.

Murat Cemcir, Hazar Ergüçlü, Bennu Yıldırımlar, Serkan Keskin gibi ünlü isimlerin aldığı bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Sahne geçişleri, kamera açıları, karakterlerin giydiği kıyafetler yerinde olmuş. Aksiyon veya aşk filmi bekliyorsanız izlemeyin. Durgun ilerliyor ama üç saatinizi vermeye değer diye düşünüyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s