Dondurmalı Sufle

O ahşap sandalyenin üstünde ne kadar rahat olunabilirse o kadar rahat. Sırtını duvara vermiş, yüzünü meydana dönmüş, öylece oturuyor. Başından omzuna dökülen saçlarını el yordamıyla dolamış, sonra da bu lastiksiz topuzu başıyla duvar arasına sıkıştırıvermiş. Kirpiklerinin lekelediği camların arkasından biraz pasaklı ama net bakıyor dünyaya. Dünyadan kastı iste bu dört duvar. Huyudur, ötedeki berideki insanları dinliyor. Sağdan sola doğru bütün masalara sırayla kulak kesiliyor, hoş bulduğu sohbete uzaktan katılacak, hayalet bir misafir gibi.

Her masanın bir ahengi vardır ona göre. Duvar dibindeki çifti atlıyor, taze ilişkilerin yapaylığa kaçan fazla tatlığını istemiyor bugün. Daha dengeli bir lezzet arıyor. Öğrenciler yalnız kendilerinin anladığını sandıkları, birlikte yaşamanın komikliğini taşıyan bir okul muhabbeti sürdürüyor. Armudun sapı, üzümün çöpü derken atlayıp geçiyor masaları böyle böyle. Umutsuzca ve hatta gönülsüzce iki genç kadının oturduğu masaya dönüyor.

Ne çok garipler ne çok olağan; önlerindeki menüden ortak bir iştahla tatlı seçiyorlar. Oysa iştahları kadar ortak olan başka bir şey var mı ortada, emin olamıyor. Ufak çantalı kızın çantası masada duruyor, insanın kaç çantası olmalı ki bu kadar ufak hem de bu renk bir çantası olsun? Eşarbı, takıları, dikkat çekmek üzere orada değiller belki. Ama bir kuş özeniyle toplanmış tüm o parlak şeyler. Karşısındaki kızın üstünde kısa kollu bir bluz var ve belden açılan bir eteğin içine sokmuş. Pabuçlarında ve sandalyenin sırtına takılı büyük çantasında günün koşturmasına katılmaya meyilli insanların seçimleri var. Öyle örüvermiş saçlarını, kuş özeni yoksa da kedi sakinliği var. Kedi kuşu yemez mi diye düşünüp vazgeçiyor. Her kedi her kuşu yemez, her kuş da her kediye kendini yedirmez zaten.

Yemek derken, sıcak suflenin üstünde erimiş dondurmalar iki genç kadının masasına doğru yürüyor. Kadınların iştahı ona da sirayet ediyor. Bu iştah sohbetlerini dinlemeye olan merakıyla güreş tutuyor hatta. Ani bir kararla garsona dönüyor, lastiksiz topuz da çözülüyor bu dönüşün vesilesiyle, “Bir sufle de ben alayım, dondurmalı!” diyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s