Ben Yirmili Yaşlarında Bir Çocuğum

Ben daha yirmili yaşlarında bir gencim. Hayattan tek isteği dilediği gibi yaşamak olan bir genç. Kimsenin ne dediğine bakmadan, başkalarının kendi geleceği ile ilgili kararlar almasını engellemeye çalışan bir çocuk. Bir kız, bir erkek veya kendini nasıl hissediyorsa…

Aynı zamanda herkesin kendisiyle ilgili yaptığı yorumlardan da sıkılmış birisiyim. Toplumun “Sen kızsın, hanım kız gibi davran.” demesinden veya “Sen erkeksin, adam gibi ol.” söylemlerinden bıkmış ve çevresindeki insanların gereksiz meraklarından yorulmuş birisi. O insanların üstlerine vazife olmayan yorumlarından, tavsiyelerinden ya da yadırgamalarından kurtulmak isteyen ve artık sadece kendi hayatının kararlarını başkalarının baskıları altında kalmadan almayı isteyen birisi.

Tüm bu baskıların üstüne eklenen gelecek kaygısını atlatmak isteyen bir gencim. “Üniversite okuyorum ama mezun olduktan sonra bir iş bulabilecek miyim?” veya “Ne zaman işe gireceğim?” diye düşünmekten kendini yiyip bitirmek veya toplumdaki gereksiz insanların “Ülkede işsizlik yok. İş var ama gençler beğenmiyor.” yorumlarını duymak istemiyorum artık. İşe girdikten sonra ailemin, akrabalarımın ve çevremdeki diğer insanların, sanki üstlerine vazifeymiş gibi,  “Yaşın geçiyor. Evlen artık.” gibi yorumlarla beni zorlamalarını istemiyorum ya da ülkemin bana ne zaman evleneceğimi, ne kadar çocuk yapacağımı ya da nasıl yaşamam gerektiğini dayatmasını istemiyorum artık.

Ne zaman istersem o zaman evlenirim veya hiç evlenmem. Ne zaman istersem o zaman çocuk yaparım ya da hiç yapmam. Kiminle yaşayacağımı kendim seçerim. Nasıl yaşayacağıma kendim karar veririm ve bu verdiğim kararların hiçbiri de ne ailemi, ne çevremi ne de ülkemi ilgilendirir. Yaşadığım hayattan sadece ben sorumluyum.

Artık diğer ülkelerdeki yaşıtlarım gibi ben de sürekli yurtdışına çıkmak, yeni ülkeler görmek, yeni kültürler tanımak ve bir gelecek kaygısı olmadan, iş bulup bulamayacağımı düşünmeden yaşamak istiyorum. Bu güzel yıllarımın zevkini çıkararak zamanımı harcamak istiyorum. Ülkenin dertleriyle boğuşarak değil.

Tüm bu baskılardan uzaklaşmak istiyorum artık. Sadece özgür olmak… Biraz bizi anlamaya çalışsanız. Biraz yaptıklarımıza tahammül etseniz. Hatta bizi biraz olsun dinleseniz. Belki de bütün sorunlarımız bu kadar basit bir yolla çözülecek ama bunu yapacağınızı hiç sanmıyorum. Önümde hiçbir çıkış yolu bulamıyorum. Sanki bir labirentte kaybolmuş gibi hissediyorum. Bu baskılardan kurtulmak için labirentin içinde dönüp duruyorum ama asla çıkışı bulamayacağımı da biliyorum. Ömrüm boyunca orada kalacağım. Hiç ümidim yok.  

Konuk Yazar: Melis Gizem Akkaya

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s