Kim bilir?

Kim bilir, sen öylece dimdik dururken kaderinde, güçlü olduğunu kanıtlamaya çalışırken önce kendine; o, varamadığın bir yerde bekliyordur. Kim bilir, yürüyerek geldiğin o yollardan geçiyordur. Kim bilir. Yanında büyük bir sevgiyle baktığı bir çift göz daha taşıyordur. Kim bilir, kalbini ayırdığın adamın da kalbinde bir başkası yatıyordur.

Kim bilir, düşleyerek kazıdığın hafızanda aslında bir başkası yatıyordur, şartlanmış bir duygu karmaşası içinde en büyük esareti kendin yaratıyorsundur.

Kim bilir. Yaşların çoğalıyordur, aklar düşüyordur saçlarına, kırışıyordur yüzün zamansız, mevsimini kaçırmış çiçekler gibi, açamadan daha soluyorsundur. Öyle bir solmak ki, renkleri siliyordur yeryüzünden.

Kim bilebilir, tüm o yıldızlar her gece durmadan kayıyordur, dilekleri hep bir başkası diliyordur. Adına ağıtlar yaktığın gidişler, adını koyamadığın gidemeyişlere kafa tutuyordur. Ve her seferinde kazanıyordur.

Kim bilir, zamansız zannettiğin oluşlar, zamanını beklediğin hayallerden daha az canını sıkıyordur. Yaşanmış olanlar, yaşanmamış olanlardan daha az can yakıcıdır. Kim bilir.

Bitmesi için adaklar adadığın bir şey yoktur, başlaması için adaklar adıyorsundur hep, kim bilir, bitmeden bir şeyler, yeni bir şeyler başlayamıyordur.

Bir gün öncesinde bulamadığın çareyi bir gün sonrasına saklıyordur zaman. Ve sen, en çaresiz olduğun anda aslında yeniden çare doğuruyorsundur gecenin karanlığından. Karanlık en iyi sır saklayıcı gibi geliyorsa hala ve güneş gözlerini kamaştırıyorsa, tüm sevincini yaşamın bir yere yetişecekmişçesine koştururken gözden kaçırıyorsan ve bilmiyorsan kaçan fırsatlar, giden insanlar, geçen zamanlar geri gelmeyecek bir daha… Yeniden mi başlamalı kim bilir.

11973814_1072285402782296_945502903_o

Fotoğraf: Mostar Köprüsü, Bosna – Hersek
http://photography.nationalgeographic.com/photography/photo-of-the-day/bridge-jumping-bosnia-herzegovina/

Bir Avuç Şiir

Kara kaplı bir yüreğin,
Son çığlıkları belki de, son serzenişleri.
Ağırdır hayat yolunun,
İmtihanları ve dertleri…
Ama çareler de hiç bulunmaz değildir.
Yeter ki, yeter ki kararmasın sol memenin altındaki cevahir.
Umudunu yitirmeyesin hiç mesela.
Mesela gözlerinin gülen ışıkları hiç sönmesin…

Bir başkası başarıya ulaşırsa ve seninle paylaşırsa,
Kendin ulaşmışsın gibi sevin.

Kader hep mutluluk yüzü göstermez elbet.
Ama sen, hüznüne de mutluluğu giydir.
Giydir ki, kendini çıplak hissetmesin.
Yalnızlığını kendinle, kendini dostlarınla sar sarmala…
Yine de ihanete uğrarsan eğer,
En büyük dostunu unutma.
Herkes ihanet eder ama O asla…