Hüzün

Konuşmanın, yazmanın zor olduğu günler vardır…yas_kurdelesi

Hatta çoğu zaman nefes almanın bile…

Elden bir şey gelmez…

Sadece izlemen gerekir…

İçin içini yer ama sadece izlersin…

Ağlarsın bazen bu çaresizliğe…

Bazense semaya açıp elleri, hiç tanımadığın insanlara dua edersin…

Bu hisler ve daha fazla dua ile…

***

Somada meydana gelen elim kazada hayatını kaybeden işçilerimize dergimiz ve şahsım adına Allah’tan rahmet dilerim. Mekanınız cennet olsun…

Karanlık Mayıs

Dudaklar bir oldu; “Yardımlar”, “Sabırlar” diledi.

Gözleri rengârenk gören milyonlar siyah birer resim seçti kendine.

Yer açıldı, karalar içinde çıkageldi beklenenler

Kimi yürüyerek kimi yatarak…

Kalabalığın içinden biri hıçkırdı:

“Dayandığımız şeylerin hangisi buna değerdi?”

Şair mezarında titredi.

Misal

Geceler geriyor artık beni karanlığı ve her şeyi tutan siyahlığıyla
Issız ve soğuk sanki her yer bir çöl misali
Acıtmak istercesine sıkıyor tenimi içten içe tırmalar gibi
Vazgeçtim yaşamaktan uzaklaştım  yaşamdan bir gelincik misali

Sanma ki kaybolmayacak bu geceler
Gündüzler olmasaydı olmazdı geceler
Hayatın tadı zıtlık  olmadan anlaşılmadı
Tıpkı gülün dikenleri misali

Yeşeren tohum bırakmaz toprağı
Sıkı sıkı sarılır bebeğin anneye sarılması gibi
Kuvvetlendirir hayata bağlar gün ışığı
Senin gülüşün tıpkı bir gül misali

Gülüşün güneş oldu kurtuldum karanlıktan
Mutlu oldum var oluşundan
Sen sen diye sayıklar oldum uykumda
Senin gülüşün tıpkı bir gül misali

KONUK YAZAR: SERKAN PALTA

Anka

ankakuc59fu“This time you have to face your future, although it’s just a dusty road…”

Merak etme, korktuğun gibi olmayacak. Ben de paniğe kapılıyorum bazen, geçmişin dili sivri, nereden sokacağı da belli olmuyor ama en kötü ihtimal hipersensitivite. Ki onun da çözümü var.

Aynen aynen. Keşke her şey maddeden ibaret olsa, diyorum ben de bazen. Ama emin misin? Bu haliyle bile yeterince ruhsuz değil mi kontakt lensler ya da bahara girerken kulaklık takmak sana normal mi geliyor?

“I think you’ll find, everybody loves a loser.”

Sahnedeki heyecanı az buçuk anlamaya başladım. Rolü oynamakla izlemek arasındaki 3845 farkı bulunuz. Ya da bulmayınız. Sonu mutlu bitmiyor. Ne demiş ünlü düşünür; ‘Resti çekebildiğin kadar özgürsün.’ Damarlarımda kalan son ergenlik tortularını da bu cümleye katık ettiğime göre devam edebiliriz. Ama haksız mıyım? ‘Defol!’ diyebilmek için aylarca beklediğimiz belalara dönüp bakın. Aslında ne kadar basitlermiş. Değiller miymiş? Çaktırmayın. Bizi öldürmeyen acı, birilerini güçlendirdi.